17 Mayıs 2008 Cumartesi

Video Oyunları Tarihi





Video oyunları tarihi gerçekte 1961 tarihinde başlamıştır.Çünkü bu tarihte ilk video oyunu yapılmıştır.Ancak 1889 tarihinden itibaren bugünkü zamana gelen firmalar doğmuş ve fikirler üretilmiştir.Bu yüzden biz bu araştırma yazısında 1889-2001 tarihleri arasındaki video oyunları tarihini,gelişimini ve önemli olaylarını inceleyeceğiz.
Video oyunları tarihi 9 çağa ayrılır:

~Video Oyunları Öncesi Çağ (1889-1970)
~İlk Çağ (1971-1977)
~Altın Çağ (1978-1981)
~Gelişme Çağı (1982-1984)
~İlerleme Çağı (1985-1988)
~Yükselme ve Marketleşme Çağı (1989-1992)
~32 bit Üretim Çağı(1993-1997)
~Modern Çağ (1998-1999)
~Yeni Çağ (2000-2001)


~Oyunlar Öncesi Çağ
Oyunlar Öncesi Çağ, 1889 yılından başlayıp,1970 yılına kadar süren çağdır.Bu çağda eski firmalar,video oyunu endüstrisine girmeye başladılar.Bu çağ video oyunları tarihinin başlangıç noktasıdır.Bu çağdaki oluşan olaylarla birlikte,video oyunları endüstrisi gelişmeye başlamıştır.Şimdi bu çağın önemli olaylarını yıl-yıl inceleyelim:

1889
Bu tarihte Nintendo’nun ilk adımları atılmaya başladı.Fusajiro Yamauchi adlı Japon bir manifaturacı,Marafuku adlı bir şirket kurdu ve Hanafuda adlı Japon kart oyunlarını üretti.Daha sonra Marafuku şirketi,1907’de Vahşi Batı (Western) kart oyunlarını satışa sundu.1951 yılında ise firmanın adı değiştirildi ve Nintendo Kart Oyunları Şirketi konuldu.“Nintendo” nun anlamı Japonca “şansı cennette bırak” idi.
(Not:Nintendo firması esasen 1889 da değil,1951’de kurulmuştur.)

1891
Gerard Philips adlı bir kişi,Hollanda’da lamba ve diğer elektrikli malzemeler üreten bir şirket kurdu.

1918
Konosuke Matsushita,Matsushita'ya Housewares'in işleri imal ettiği elektrik şirketini kurar. Sonra 70 yıl esnasında, şirket bir aile şirketi kuracak, Panasonic'i kapsayacaktır.

1932
Bir Rus göçmeni olan Maurice Greenberg,kösele ayakkabı üretme fabrikası kurdu.Fabrikanın adı Connecticut Kösele Şirketi idi.50’li yıllarda ise Maurice’in oğlu Leonard,kösele kesme makinesini buldu.Şirketin adını değiştirerek COLECO koydu (Çünkü şirketin adı İngilizce’de Connecticut Leather Company idi.Bu yüzden de her kelimenin ilk iki harfi alındı ve COLECO adı konuldu.Böylece kısaltma yapıldı.).Kösele kesme makinesinin kullanılmaya başlanmasıyla şirket,kösele sanatıyla ilgili malzemeler satmaya başladı.Ancak gelişme bitmedi:Leonard,plastik şekillendirme makinesini buldu.

1945
Harold Matson ve Elliot Handler adlı iki kişi,atölye olarak kullandıkları garajlarında,resim çerçevelemeye başladılar.Daha sonra şirket olarak çalışmaya başladılar ve şirketin adını da “Matter” koydular ve sipariş üzerine iş yürütmeye başladılar.Daha sonra Elliot,resim çerçeveleme artıklarını kullanarak,yan iş yapmaya başladı.Yaptığı yan iş ise bebek evi mobilyacılığı idi.

1947
Akio Morita ve Masori Ibuka adlı iki Japon;Tokyo Telekomünikasyon Mühendislik Şirketi’ni kurdu.Ancak şirketin esas adı Tokyo Telekominication Engineering Company idi.Daha sonra Morita,bir Amerikan malı kaset kaydediciyi gördü ve bunu üretmeye başladı.1952‘de ise 25.000 dolar ödeyerek Bill Labs adlı kişiden transistörün patentini aldı.Bunu ise dünyanın ilk cep büyüklüğündeki bataryalı (yani pille çalışabilen) radyoyu üretmek için kullandı.Şirket gittikçe yükseliyordu.Bu yüzden Amerika ve Avrupa pazarlarına da el atmak istiyordu.Ancak adları,Amerikalılar ve Avrupalılarca zor telaffuz ediliyordu.Yani şirketin adı çok uzun ve karmaşıktı;kısaltılması veya değiştirilmesi gerekiyordu.Bunun üzerine şirkete,Latince ses anlamına gelen “sonus” kelimesinden esinlenilerek “SONY” adı konuldu.

1951
Loral adlı bir şirkette çalışan Ralph Baer,mühendisliğini kullanarak karmaşık bir askeri hava elektroniği devresini düzenleyerek , "Dünyanın en iyi televizyonunu yaptığını."söyler.Diğer şirketlerin televizyonlarından kendininkinin ayrılması için etkileşimli oyun ekleme fikri Bear’ın aklına gelir, ama idare fikri görmezlikten gelir.

1954
David Rosen,pin-ball makinelerinin Japonya’da yaptığı etkiyi görünce,yalnız kendinin ürettiği jetonlarla çalışan bir makine yapar.Daha sonra bu makineyi ihraç eder.Böylece en büyük oyun şirketlerinden biri daha doğar.Rosen,bunun üzerine adını “SErvices GAmes”den alan SEGA koyar.

1958
Willy Higginbotham isimli bir bilimadamı kendi bulduğu ve geliştirdiği bir aletle ilk tenis oyununu bulur.Bu eğlenmek için yapılmamıştır.Yalnızca bilimadamı çalışırken,yanlışlıkla bu makineyi bulmuş ve tenis oyununu bu makineye uyarlamıştır.

1961
Bir MIT öğrencisi olan Steve Russel ilk video oyunu olan Space War’u geliştirerek tarihe geçti.Oyun dört elbise dolabı büyüklüğündeki bir DEC PDP-1 bilgisayarında çalışıyordu.

1966
Bear kendi geliştirdiği televizyonun interaktif oyununu (Hokey oyunu) geliştirir.Ayrıca Richard Greenblatt adlı bir programcının satranç programı piyasaya sürülür.SEGA da bu tarihte kendinin ilk arcade oyunu olan bir denizaltı simülasyonunu piyasaya sürer.

1967
Texas Instruments ilk elde taşınan hesap makinesini yaparak satmaya başlar.Ayrıca ana bilgisayarlarda Star Trek’i konu alan oyunlar görülmeye başlar.

1968
İlk RAM icat edilir.

1969Amerikan Savunma Departmanı atom bombalarını kullandıktan sonra “Ya bizim başımıza böyle bir şey gelir de iletişimsiz kalırsak!Önlemimizi alalım!” ,diyerek Advenced Research Projects Agency Network’u;yani ARPANET’i kurarlar.Sonradan ARPANET,İnternet olacaktır.Jhon Conway adlı biri,birkaç üniversitenin ana makinelerinde oynanan “Life” isimli oyunu geliştirir.

~İlk Çağ


İlk Çağ,Video Oyunları Tarihindeki ilk devrimlerin yaşandığı çağdır.Bu çağ ile birlikte video oyunları büyük bir gelişme göstermiştir.Oyunlar Öncesi Çağ’da ekilen tohumların filizlerini verdiği çağ olarak da algılayabileceğimiz bu çağı,şimdi inceleyelim:

1971
Oyun üreticisi Nutting,ilk arcade makinesini üretir ve 1500 tane de kopyayı satışa sunar.Model çok fütüristiktir.Yani o zamanın tüm yapısına ve görüntülerine aykırı,ilerici bir modeldir.Nolen Bushell’in oyunu olan Computer Space adlı oyunu oynayanlar “çok zor” bulur.Bunun üzerine tekrar böyle bir oyun yapmasından korkan Bally/Midway firması,Bushell’in yaptığı Pong oyununu makinelerine koymayı red ederler.Buna çok sinirlenen Bushell,ileride büyük bir firma olacak Atari’yi kurmaya karar verir.Bu sırada Intel,ilk 4 bitlik mini işlemcisi 4004’ü icad eder.Magnavox,Bear’ın Brown Box teknolojisini lisanslar ve evde oynanmak için tasarlanmış ilk konsol olan Odyssey’i üretmeye başlar.Odyssey analog bir sistemdir.Ancak ondan sonra gelecek olan her konsol dijital bir işlemci ile çalışacaktır.

1972
Pong,yaratıcısının evinin birkaç sokak ötesindeki barın arka odasında ilk testini yaşar.Sonuç olağan üstüdür.Paul Allen ve Bill Gates bir 8008 Intel çipini 360 $’a alarak bir yol kontrol bilgisayarı yaparlar.Böylece ilk şirketleri olan Traf-O-Data’yı kurarlar.Bally/Midway şirketi sonunda Winner Pong adlı oyunu piyasaya sürer ve çılgınlık başlar.Odyssey konsolu geniş çapta üretime geçer.Magnavox 200.000 civarında bir satış rakamı yakalayacaktır.Atari de bu senede kurulur.Japonca manası “tamam”dır.Atari ilk konsolunun prototipini bir bara kurar.Kısa sürede makinenin para atma deliği ilgiden dolayı bozulur.Pong’un kısa zamanda türevleri doğar.Bu yüzden Atari,sadece 10.000 birim satış yapabilir

1974
Gray Gygex ve Dave Arneson isimli iki girişimci Dungeons and Dragons (Zindanlar ve Ejderhalar) isimli bir oyunu yayımlar.Sears,üzerinde Pong logosu bulunan 100.000 Atari üretmesi için Atari’ye teklifte bulunur.Nakamura’nın Tokyo’da bulunan firması Nakamura İmalat (şimdiki adı Namco),Atari Japonya’yı 500.000$’a alır.Ayrıca bu tarihte ilk ROM kullanan oyun “Tank” üretilir.



1975
Exidy firması Death Race adlı bir oyunu piyasaya sürerler.Ancak oyun halk tarafından dışlanır.Çünkü oyunda masum yayalar ezilmektedir!Bill Gates ve Paul Allen,Microsoft’u kurar.Altair bilgisayarı için ilk BASIC (bir tür bilgisayar kodu) uygulamalarını üretirler.Bir mini işlemci ile ilk tasarlanan ilk oyun olan Gun Fight,Midway tarafından piyasaya sürülür.Zilog firması Z-80 çipini üretir ve çip,endüstride arcade makinelerinin standart parçası hâlini alır.Parçanın işlemci hızı 2.5 Mhz.’dir.1976Nolan Bushnell,Atari’nin geri kalan kısmını Warner Bros.’a 28 milyon $’a satar.Coleco firması Telestar adlı bir TV Ping-Pong oyunu üretir.Apple kurulur ve Apple-1 üretilir.

1977
Apple-2 üretilir.Bu ilk kez renkli grafikleri olan bir bilgisayardır.Hızı muhteşemdir:1 Mhz.’lik işlemcisi,4 Kb’lık RAM’i ve BASIC uygulaması vardır.Atari ilk bildiğimiz Video Bilgisayar Sistemi (VCS) olan 2600 modelini üretir ve model 25 milyon satar.Oyunları ise toplam 120 milyonluk satış rakamına erişir.Mattel ise ilk ele alınıp kullanılan konsol olan “Game Watch”’ı üretir,ancak satışa sunmaz.

~Altın Çağ
Bu çağın adı,bu dönemde oyun firmalarının birçok oyun ve konsol satmasıdır.Artık hem satıcı firmalar,hem de oyuncular hallerinden memnundur.

1978
Atari Astroids oyununu üretir.Oyun o kadar çok tutar ki Atari,ilk vektör grafikli oyunu olan Lunar Lander’ı bırakıp,sırf Astroids’i üretir(Oyun 70.000 adet satmıştır.).Bu arada Atari’nin dört başarılı tasarımcısı ayrılarak Activision’u kurar.Midway ünlü Space Invaders oyununu lisanslayıp Japonya’da piyasaya sürer.Oyun o kadar çok satar ki,Japonya’da bozuk para kıtlığı baş gösterir.

1979
Atari’nin ilk vektör grafikli 3D oyunu Battlezone’dur.Ancak 3D’si sadece birkaç açıdan oluşuyordu,o başka konu.Namco ilk renkli oyunu olan Galaxian’ı üretir.Warren Robinett isimli bir programcı Adventure isimli oyununda ilk sürpriz yumurtayı (easter egg) bırakır.Oyundaki bu gizli bölüm bulunduğu takdirde Robinett’in imzasını görebilmekteydik.

1980
Packman Japonya’da piyasaya sürülür.Aslında ilk adı Puckman’dir ancak biri kalkıp da P’yi F’ye çevirirse halimiz ne olur diye düşünüp Packman yapmışlar(Eğer kelimedeki bu değişiklik yapılırsa,İngilizce büyük bir küfür ortaya çıkmaktadır.).Atari efsanevi oyunlarından Missile Command’ı piyasaya sürer.Nintendo ise elde oynanan konsol Game Watch’ı Matter’dan alıp satışa sunar.Konsolun kendi LCD ekranı vardır.Atari Space Invaders’ı VCS’ye çıkarır ve oyun 1 milyon adet satar.Zamanın en çok satanları arasında olan Defenders oyunu Williams firmasınca yapılır.

1981
IBM’in ilk makinesi yapılır.Masa üstü bilgisayar ve mouse standart hâle gelir.Trip Hawkins Apple’dan ayrılıp Electronic Arts (E.A)’ı kurar.Aynı sene Sierra On-Line ve Microprose kurulur.Adamın birisi Berzerk adlı oyunu oynarken kalp krizi geçirip ölür ve literatürlere ilk video oyunlarından ölmüş kişi olarak geçer.Commandore firması VIC-20 modelini piyasaya sürer.Fiyatı 300 $’dır.~Gelişme ÇağıBu çağda gerçekten birçok gelişme kaydedilmiştir.Özellikle Coleco’nun Coleco Vision’ı çıkarması büyük bir gelişmedir.Ancak oluşan gelişmelerden sonra ilerleme başlamıştır.

1982
Coleco,Coleco Vision isimli arcade kalitesinde bir ev video oyunu sistemini Nintendo oyunlarıyla piyasaya sürer.İlk oyun Donkey Kong’tur.Infocom’un Zork oyunu en çok satan oyun seçilir.Atari,Spielberg’e 21 milyon $ ödeyerek E.T’nin haklarını alır ve berbat bir oyun yaparak büyük zarara uğrar.SEGA,oyun tarihinde ilk 10’a giren oyunu Zaxxon’u yapar.Oyunda 3D bir dünyada bir jeti yöneterek düşmanlarımızı vuruyorduk

1983
Commandore 64 piyasaya çıkar.Time dergisi yılın adamını seçer ve kazanan bilgisayar çıkar.E.A, M.U.L.E’ü yapar.FanCom kurulur ve Dragon’s Lair,lazer diskle piyasaya çıkar.Oyun ilk 8 ayında 32 milyon $ kazanır.Bunun üzerine oyunun benzeri olan Space Ace yapılır.SEGA,kendi konsolu olan SG-1000’i çıkarır.Mystique tarafından yapılan Custer’s Revenge isimli ilk X-Rated(18 yaşından büyükler için) video oyunu Atari 2600’lere çıkar.Oyunda bir Amerikan yerlisi kadına tecavüz söz konusudur.Bu yüzden oyun büyük tepki toplar.

1984
Apple piyasaya bomba gibi bir makineyle düşer:Apple Machintosh.Warner, Atari firmasını satar.Commandore firması Amiga’yı üretir.Command&Conquer gibi efsanelerin yaratıcısı Westwood,Brett Sperry ve Loise Castle tarafından kurulur.~İlerleme ÇağıBu çağda Gelişme Çağı’ndaki gelişmelerle ilerleyiş başlamıştır.Yeni konsolların ve önemli oyunların bu çağda ortaya çıkması bu çağın önemidir.

1985
Intel 386’ları piyasaya sürer.İşlemci,4004’ten kat kat daha fazla transistöre sahiptir.Tam 27.000Günümüzün büyük firmalarından ve Resident Evil’in yaratıcısı Capcom USA kurulur.Önceki sene video oyun piyasasında işleri hayli kötü giden Nintendo America’nın işleri yoluna girer.SEGA,efsanevi oyunu Space Harrier’ı üretir.Commandore Amiga 1000’i üretir.

1986
Nintendo NES’i,Super Mario Brothers’la birlikte çıkarır.Super Mario,en yakın rakibinden bile 10 kat daha fazla satar.Atari ise 7800 konsol modelini çıkartır.Capcom’un çıkarttığı efsanevi oyun Street Fighter,tüm arcade rekorlarını kırar.Modemden modeme oynanan ilk oyunu Sierra çıkarır.Adı da Helicopter Simulation’dur.Bu arada yine efsanevi bir oyun olan Outrun,piyasaya çıkar.


1987
Activision,bir oyunu,aynı anda iki platforma çıkaran ilk firma olur.Platformlarsa Nintendo ve SEGA’dır.Maxis,şehir simülasyonu Sim City’i yapar.Donkey Kong’un yapımcısı tarafından üretilen The Legend of Zelda,Amerika’da Nintendo tarafından piyasaya sürülür ve tüm zamanların en iyi oyunları arasında yerini alır.

1988
1985 yılında Moskova Bilim Akademisi’nde Alexey Pajitnov tarafından geliştirilmeye başlanan “Tetris” oyunu ortaya çıkar ve herkeste bağımlılık yapar.Square Soft,para basma makinesi olan ilk Final Fantasy’i çıkarır.Nintendo ise kendi oyun dergisi olan Nintendo Power’ı çıkarır ve üyeleri bir milyonu aşar.

~Yükselme ve Marketleşme Çağı



Bu çağda artık yeni firmaların oluşmasıyla hem yükselme artmış,hem de rekabetin artmasıyla,marketleşme ve satış arayışı başlamıştır.

1989
Nintendo Game Boy’u çıkartır.Game Boy,120 milyon satış rakamına ulaşarak,tüm zamanların en çok satan el konsolu olur.Activision dünyanın ilk CD-ROM oyunu olan Manhole’yi üretir.Cyberpunk adlı oyun üzerinde çalışan Steve Jackson Games adlı firma polislerce basılır ve kapatılır..Sebep olarak ise çalışanların tehlikeli hackerlar olarak gösterilmesidir.

1990
Nintendo,Super Mario Bross. 3’ü çıkarır.SNK’ise NeoGeo adlı konsolunu piyasaya sürer.Ancak oyunları 200 dolarcık olduğu için kimseler alamaz.SEGA ise arcade makinelerindeki krallığına devam etmektedir.

1991
Capcom,Street Fighter 2’yi çıkarır ama o zamanın hit oyunu Wing Commander olduğundan,pek fazla satış yapamaz.id Software kurulur.Game Genie piyasaya çıkarak oyunculara hile yapma imkanı sunar.SEGA,Sonic adlı maskotunu halka tanıtır.Drogon’s Lair ‘in ikinci bölümü Time Warp çıkar.

1992
id Sofware,Wolfeinstein’ı yaparak ilk FPS’yi insanların önüne sunar.Nintendo ise Sony ile olan kontratını bozup,Philips’le çalışmaya başlar.Buna çok kızan ve içerleyen Sony de,32bitlik konsolunu çıkartmaya karar verir.Yani Playstation’a...En önemli dövüş(Beet’em’Up)oyunlarından biri olan Mortal Kombat piyasaya sürülür.

~32 bit Üretim Çağı

Sony’nin 32 bitlik konsolu Playstation’ı çıkarmaya karar vermesi üzerine,yeni nesil konsollar doğmaya başladı.Bunların hepsi de 32 bit olduğundan bu çağa 32 bit Üretim Çağı denir.1993id Software,ilk muliplayer oyun olan Doom’u çıkartır.Doom’un çıkmasıyla birlikte,bilgisayar satışlarında rekor artışlar gözlenir.Birçok işyeri,işçilerinin işyeri bilgisayarlarında,topluca Doom oynamaları yüzünden çöker.Ayrıca içinde bulunan şiddet öğeleri yüzünden bu senede Doom ve benzeri oyunları kınamak için birçok protesto kampanyası başlatılır.Intel ise ilk Pentium modelini tanıtır ve piyasaya sürer.

1994
Broderbund,Myst’ı piyasaya çıkarır ve ilk sıralara yükselir.Fakat asıl bombayı X-Com patlatır.Herkes bilgisayarlarında uzaylı öldürmeye başlar.Bu arada Entertainment Software Rating Board,yani kısa adıyla ESRB kurulur.ESRB’nin amacı,oyunları şiddet ve diğer içeriklerine göre ayırmak ve sadece belli yaş gruplarına satmaktı.Örneğin Teen ESRB işaretli bir oyun,yalnızca 13 ve 13 yaş üstü kişilere satılabiliyordu.Ancak bu kural yalnızca A.B.D’de geçerli oldu.Bu gelişmelerden sonra SEGA Saturn’ü,Sony ise Playstation’ı piyasaya sürer.Bu güne kadar 75 milyon adet Playsation satılmıştır.

1995
Microsoft,Windows 95’i çıkartır ve DOS ölür.Nintendo ise Nintendo 64’ü,Japonya’da piyasaya sürer.İçinde de Mario 64 vardır ve satışlar tepeye vurur.Ve bu sene ilk Electronic Entertainment Expo (E3) gerçekleştirilir.[Electronic Entertainment Expo (E3):Her yıl düzenli olarak Amerika’nın Los Angeles şehrinde yapılan oyun fuarıdır.E3 fuarında,tanınmış(veya tanınmamış) tüm oyun firmaları,çıkacak oyunlarını tanıtır ve oyunculara oynatırlar.]



1996

id,en büyük oyunlarından biri olan Quake’i çıkarır ve Quake,internetin tek hakimi olur.3D ekran kartları her yerde görülmeye başlar.Voodoo ise 3Dfx’i tanıtır.Origin ise Ultima Online’ı çıkararak bazı kimseleri tamamen sanal yaşama sokar.Warcraft 2’yi çıkaran Blizzard,RTS’ler için bazı standartlar belirler:Örneğin Orc’lar yeşil olmalıdır.Eidos ise Lara Croft’un başrolünde olduğu Tomb Raider’ı piyasaya çıkarır.Capcom’sa Resindent Evil gibi bir korku klasiğini piyasaya sürer.Amerika’da oyun ESRB yüzünden parça pinçiktir.Ancak Japonya’da tam versiyondur.

1997
Blizzard Diablo çılgınlığını başlatarak,RPG türünü tekrar hayata döndürür.İlk defa bir strateji oyunu Bungie‘nin Myth’ı ile 3D olarak yapılır.Nintendo 64 için ilk FPS Golden Eye 007 çıkar.

~Modern Çağ

Bu iki yıllık zaman diliminde gerçekleşen olaylarla,video oyunları tarihinde yeniden bir dönüm noktası yaşamışızdır.Bu çağ ile tüm video oyunları modernize edilmiş,yani modern yapıya uydurulmuştur.

1998
Red Storm,FPS türüne taktik savaş alt kategorisini Rainbow Six ile ekler.Valve’nin yaptığı Half-Life ise;FPS’lerin hikaye ile bezendiklerinde ne kadar muhteşem olabileceklerini gösterir.Blizzard yapımı Starcraft,yine Blizzard yapımı olan Warcraft 2’yi yerinden eder ve yeni standartlar belirler.Nintendo ise,Game Boy’u geliştirerek Game Boy Color’ı piyasaya sürer.Pokémon salgını başlar ve bu konuyla ilgili onlarca oyun yapılır.Konami ise diğer bir para basma makinesi olan Metal Gear Solid’i Playstation’a çıkarır.

1999
Epic Entertainment Unreal’ı çıkararak,id’ye güçlü bir rakip olur.Sonuçta yine kârlı çıkan oyuncular olur.Everquest ise en popüler online oyun olur.SEGA,Dreamcast’i çıkarır ve daha ilk gününde 98 milyon $ kazanır.Sony,Playstation 2’yi duyurur ve ikinci jenerasyon konsol savaşlarının ilk tohumunu eker.




~Yeni Çağ

Bu çağda Konsol Savaşları başlamıştır.İçinde bulunduğumuz yıl ve ilerikibirkaç seneyi kapsadığını düşünmek mümkün.ÇünküDoom 3’ün gelmesiyle,her şey ama her şey değişebilir.

2000
Sony Playstation 2’yi çıkarır ve eski Playstation’dan daha küçük olan PS One’ı tekrar piyasaya sürer.Japonya’da PS2,beş ayda üç milyondan fazla satar ki aynı rakama PS1 ancak 19 ayda ulaşabilmiştir.Nvidia,ekran kartı piyasasını eline geçirir.3Dfx ise mahkemeye verilir.Daha sonra ise 70 milyon $’a alınır ve de kapatılır.Nintendo Game Boy Advence ve Game Cube’ü duyurur.Microsoft da geride kalmaz ve X-Box’ı duyurur.Bir sürü de sahte PS2 bulunur.Blizzard ise Diablo çılgınlığının ikinci halkasını da ekler ve Diablo 2 deli gibi satar.Intel de boş durmaz ve Pentium 4’ünü tanıtır.Everquest 300.000’den fazla oyuncu tarafından oynanan ilk devasa online oyun olur.İrlanda polisi IRA terör örgütünün sahte PS2 ve oyunları sattığını açıklar.Açıklanan rakam sadece kopya oyunlardan haftada 30.000 $ kazanıldığıdır!
2001
SEGA,Dreamcast üretimini durdurur ve oyun konsolu üretmeyi bırakır.Dünyanın en büyük oyun üreticisi olma yolunda olan politikayı izlemeye başlar.Bundan sonraki tüm oyunlarını PS2,Game Cube ve X-Box’a çıkaracağını duyurur.300 çalışanını erken emekli eder.Dreamcast’in fiyatı önce 100$’a,sonra da 76$’a düşer.Nvidia grafik mucizesi GeForce 3’ü piyasaya sürerGame Cube,eylülde Japonya’da piyasaya çıkar ve ilk üretilen 500.000 konsolun 400.000’i hemen satılır.Birkaç ay sonra Toys’Я’Us ve Amazon.com,üretilecek ilk X-Box’ların önceden sipariş yöntemiyle satışa sunar.Daha üretilmemiş konsollar 499$ fiyattan 30 dakikada tükenir!Playstation2’nin satış rakamı ise dünyada toplam 20 milyonu bulmuştur.Video oyunlarında vahşet,ırk ve cinsiyet ayrımı adlı bir çalışma yapılır.Buna göre en çok satan oyunlar,içinde en az vahşet,ırk ve cinsiyet ayrımı yapan oyunlar olduğu görülür.
Aşağıda araştırmada görülmüş Video Oyunları Tarihi’ndeki “ilk”ler vardır:.


ILKLER:


1961: ilk video oyunu yapılır(Steve Russel/Space War) 1967:İlk elde taşınan hesap makinesi yapılır(Texas Instruments) 1968:İlk RAM icad edilir 1969:Internet’in kökeni ARPANET kurulur(Amerikan Hava Savunma Departmanı 1971:İlk Arcade makinesi (Nuttel) 1971:İlk 4 bitlik mini işlemci (Intel) 1971:İlk Arcade kalitesindeki ev konsolu (Magnavox/Odyysey)1974:İlk ROM kullanan oyun (Tank) 1975:Altair bilgisayarları için ilk BASIC uygulamaları (Bill Gates ve Paul Allen) 1975:Mini işlemci ile tasarlanan ilk oyun (Midway/Gun Fight) 1977:İlk renkli bilgisayar (Apple/Apple-2) 1977:İlk ele alınıp kullanılan konsol (Matter/Game Watch) 1977:İlk Video Bilgisayar Sistemi(VCS) (Atari/Atari 2600) 1979:Oyunlarda ilk gizli bölüm (Waren Robinett/Adventure) 1981:IBM’in ilk makinesi yapılır (IBM) 1981:İlk kez video oyunu oynarken kalp krizinden ölen insan 1983:İlk X-Rated oyun yapılır (Mystique/Custer’s Revenge) 1986:İlk modemden modeme oynanan oyun (Sierra On-Line/Helicopter Simulation) 1987:İlk kez bir oyunu iki platforma çıkaran firma (Activision) 1989:İlk CD-ROM oyunu (Activision/Manhole) 1991:İlk hile yapmaya yarayan araç (Game Genie) 1992:İlk FPS yapılır (id Software/Wolfeinstein) 1993:İlk internet üzerinden oynanan oyun (id Software/Doom) 1994:İlk 32 bitlik konsol (Sony/Sony Playstation) 1995:İlk Electronic Entertainment Expo (E3) yapılır (Los Angeles’ta) 1997:Nintendo 64 için ilk FPS (Golden Eye 007) 2008:ilk defa dünya standartları şartlarına uygun bir oyun Türkçe desteğiyle çıkıyor(Crysis).

EREN KOÇ (2002)

Video Oyunları Tarihi





Video oyunları tarihi gerçekte 1961 tarihinde başlamıştır.Çünkü bu tarihte ilk video oyunu yapılmıştır.Ancak 1889 tarihinden itibaren bugünkü zamana gelen firmalar doğmuş ve fikirler üretilmiştir.Bu yüzden biz bu araştırma yazısında 1889-2001 tarihleri arasındaki video oyunları tarihini,gelişimini ve önemli olaylarını inceleyeceğiz.
Video oyunları tarihi 9 çağa ayrılır:

~Video Oyunları Öncesi Çağ (1889-1970)
~İlk Çağ (1971-1977)
~Altın Çağ (1978-1981)
~Gelişme Çağı (1982-1984)
~İlerleme Çağı (1985-1988)
~Yükselme ve Marketleşme Çağı (1989-1992)
~32 bit Üretim Çağı(1993-1997)
~Modern Çağ (1998-1999)
~Yeni Çağ (2000-2001)


~Oyunlar Öncesi Çağ
Oyunlar Öncesi Çağ, 1889 yılından başlayıp,1970 yılına kadar süren çağdır.Bu çağda eski firmalar,video oyunu endüstrisine girmeye başladılar.Bu çağ video oyunları tarihinin başlangıç noktasıdır.Bu çağdaki oluşan olaylarla birlikte,video oyunları endüstrisi gelişmeye başlamıştır.Şimdi bu çağın önemli olaylarını yıl-yıl inceleyelim:

1889
Bu tarihte Nintendo’nun ilk adımları atılmaya başladı.Fusajiro Yamauchi adlı Japon bir manifaturacı,Marafuku adlı bir şirket kurdu ve Hanafuda adlı Japon kart oyunlarını üretti.Daha sonra Marafuku şirketi,1907’de Vahşi Batı (Western) kart oyunlarını satışa sundu.1951 yılında ise firmanın adı değiştirildi ve Nintendo Kart Oyunları Şirketi konuldu.“Nintendo” nun anlamı Japonca “şansı cennette bırak” idi.
(Not:Nintendo firması esasen 1889 da değil,1951’de kurulmuştur.)

1891
Gerard Philips adlı bir kişi,Hollanda’da lamba ve diğer elektrikli malzemeler üreten bir şirket kurdu.

1918
Konosuke Matsushita,Matsushita'ya Housewares'in işleri imal ettiği elektrik şirketini kurar. Sonra 70 yıl esnasında, şirket bir aile şirketi kuracak, Panasonic'i kapsayacaktır.

1932
Bir Rus göçmeni olan Maurice Greenberg,kösele ayakkabı üretme fabrikası kurdu.Fabrikanın adı Connecticut Kösele Şirketi idi.50’li yıllarda ise Maurice’in oğlu Leonard,kösele kesme makinesini buldu.Şirketin adını değiştirerek COLECO koydu (Çünkü şirketin adı İngilizce’de Connecticut Leather Company idi.Bu yüzden de her kelimenin ilk iki harfi alındı ve COLECO adı konuldu.Böylece kısaltma yapıldı.).Kösele kesme makinesinin kullanılmaya başlanmasıyla şirket,kösele sanatıyla ilgili malzemeler satmaya başladı.Ancak gelişme bitmedi:Leonard,plastik şekillendirme makinesini buldu.

1945
Harold Matson ve Elliot Handler adlı iki kişi,atölye olarak kullandıkları garajlarında,resim çerçevelemeye başladılar.Daha sonra şirket olarak çalışmaya başladılar ve şirketin adını da “Matter” koydular ve sipariş üzerine iş yürütmeye başladılar.Daha sonra Elliot,resim çerçeveleme artıklarını kullanarak,yan iş yapmaya başladı.Yaptığı yan iş ise bebek evi mobilyacılığı idi.

1947
Akio Morita ve Masori Ibuka adlı iki Japon;Tokyo Telekomünikasyon Mühendislik Şirketi’ni kurdu.Ancak şirketin esas adı Tokyo Telekominication Engineering Company idi.Daha sonra Morita,bir Amerikan malı kaset kaydediciyi gördü ve bunu üretmeye başladı.1952‘de ise 25.000 dolar ödeyerek Bill Labs adlı kişiden transistörün patentini aldı.Bunu ise dünyanın ilk cep büyüklüğündeki bataryalı (yani pille çalışabilen) radyoyu üretmek için kullandı.Şirket gittikçe yükseliyordu.Bu yüzden Amerika ve Avrupa pazarlarına da el atmak istiyordu.Ancak adları,Amerikalılar ve Avrupalılarca zor telaffuz ediliyordu.Yani şirketin adı çok uzun ve karmaşıktı;kısaltılması veya değiştirilmesi gerekiyordu.Bunun üzerine şirkete,Latince ses anlamına gelen “sonus” kelimesinden esinlenilerek “SONY” adı konuldu.

1951
Loral adlı bir şirkette çalışan Ralph Baer,mühendisliğini kullanarak karmaşık bir askeri hava elektroniği devresini düzenleyerek , "Dünyanın en iyi televizyonunu yaptığını."söyler.Diğer şirketlerin televizyonlarından kendininkinin ayrılması için etkileşimli oyun ekleme fikri Bear’ın aklına gelir, ama idare fikri görmezlikten gelir.

1954
David Rosen,pin-ball makinelerinin Japonya’da yaptığı etkiyi görünce,yalnız kendinin ürettiği jetonlarla çalışan bir makine yapar.Daha sonra bu makineyi ihraç eder.Böylece en büyük oyun şirketlerinden biri daha doğar.Rosen,bunun üzerine adını “SErvices GAmes”den alan SEGA koyar.

1958
Willy Higginbotham isimli bir bilimadamı kendi bulduğu ve geliştirdiği bir aletle ilk tenis oyununu bulur.Bu eğlenmek için yapılmamıştır.Yalnızca bilimadamı çalışırken,yanlışlıkla bu makineyi bulmuş ve tenis oyununu bu makineye uyarlamıştır.

1961
Bir MIT öğrencisi olan Steve Russel ilk video oyunu olan Space War’u geliştirerek tarihe geçti.Oyun dört elbise dolabı büyüklüğündeki bir DEC PDP-1 bilgisayarında çalışıyordu.

1966
Bear kendi geliştirdiği televizyonun interaktif oyununu (Hokey oyunu) geliştirir.Ayrıca Richard Greenblatt adlı bir programcının satranç programı piyasaya sürülür.SEGA da bu tarihte kendinin ilk arcade oyunu olan bir denizaltı simülasyonunu piyasaya sürer.

1967
Texas Instruments ilk elde taşınan hesap makinesini yaparak satmaya başlar.Ayrıca ana bilgisayarlarda Star Trek’i konu alan oyunlar görülmeye başlar.

1968
İlk RAM icat edilir.

1969Amerikan Savunma Departmanı atom bombalarını kullandıktan sonra “Ya bizim başımıza böyle bir şey gelir de iletişimsiz kalırsak!Önlemimizi alalım!” ,diyerek Advenced Research Projects Agency Network’u;yani ARPANET’i kurarlar.Sonradan ARPANET,İnternet olacaktır.Jhon Conway adlı biri,birkaç üniversitenin ana makinelerinde oynanan “Life” isimli oyunu geliştirir.

~İlk Çağ


İlk Çağ,Video Oyunları Tarihindeki ilk devrimlerin yaşandığı çağdır.Bu çağ ile birlikte video oyunları büyük bir gelişme göstermiştir.Oyunlar Öncesi Çağ’da ekilen tohumların filizlerini verdiği çağ olarak da algılayabileceğimiz bu çağı,şimdi inceleyelim:

1971
Oyun üreticisi Nutting,ilk arcade makinesini üretir ve 1500 tane de kopyayı satışa sunar.Model çok fütüristiktir.Yani o zamanın tüm yapısına ve görüntülerine aykırı,ilerici bir modeldir.Nolen Bushell’in oyunu olan Computer Space adlı oyunu oynayanlar “çok zor” bulur.Bunun üzerine tekrar böyle bir oyun yapmasından korkan Bally/Midway firması,Bushell’in yaptığı Pong oyununu makinelerine koymayı red ederler.Buna çok sinirlenen Bushell,ileride büyük bir firma olacak Atari’yi kurmaya karar verir.Bu sırada Intel,ilk 4 bitlik mini işlemcisi 4004’ü icad eder.Magnavox,Bear’ın Brown Box teknolojisini lisanslar ve evde oynanmak için tasarlanmış ilk konsol olan Odyssey’i üretmeye başlar.Odyssey analog bir sistemdir.Ancak ondan sonra gelecek olan her konsol dijital bir işlemci ile çalışacaktır.

1972
Pong,yaratıcısının evinin birkaç sokak ötesindeki barın arka odasında ilk testini yaşar.Sonuç olağan üstüdür.Paul Allen ve Bill Gates bir 8008 Intel çipini 360 $’a alarak bir yol kontrol bilgisayarı yaparlar.Böylece ilk şirketleri olan Traf-O-Data’yı kurarlar.Bally/Midway şirketi sonunda Winner Pong adlı oyunu piyasaya sürer ve çılgınlık başlar.Odyssey konsolu geniş çapta üretime geçer.Magnavox 200.000 civarında bir satış rakamı yakalayacaktır.Atari de bu senede kurulur.Japonca manası “tamam”dır.Atari ilk konsolunun prototipini bir bara kurar.Kısa sürede makinenin para atma deliği ilgiden dolayı bozulur.Pong’un kısa zamanda türevleri doğar.Bu yüzden Atari,sadece 10.000 birim satış yapabilir

1974
Gray Gygex ve Dave Arneson isimli iki girişimci Dungeons and Dragons (Zindanlar ve Ejderhalar) isimli bir oyunu yayımlar.Sears,üzerinde Pong logosu bulunan 100.000 Atari üretmesi için Atari’ye teklifte bulunur.Nakamura’nın Tokyo’da bulunan firması Nakamura İmalat (şimdiki adı Namco),Atari Japonya’yı 500.000$’a alır.Ayrıca bu tarihte ilk ROM kullanan oyun “Tank” üretilir.



1975
Exidy firması Death Race adlı bir oyunu piyasaya sürerler.Ancak oyun halk tarafından dışlanır.Çünkü oyunda masum yayalar ezilmektedir!Bill Gates ve Paul Allen,Microsoft’u kurar.Altair bilgisayarı için ilk BASIC (bir tür bilgisayar kodu) uygulamalarını üretirler.Bir mini işlemci ile ilk tasarlanan ilk oyun olan Gun Fight,Midway tarafından piyasaya sürülür.Zilog firması Z-80 çipini üretir ve çip,endüstride arcade makinelerinin standart parçası hâlini alır.Parçanın işlemci hızı 2.5 Mhz.’dir.1976Nolan Bushnell,Atari’nin geri kalan kısmını Warner Bros.’a 28 milyon $’a satar.Coleco firması Telestar adlı bir TV Ping-Pong oyunu üretir.Apple kurulur ve Apple-1 üretilir.

1977
Apple-2 üretilir.Bu ilk kez renkli grafikleri olan bir bilgisayardır.Hızı muhteşemdir:1 Mhz.’lik işlemcisi,4 Kb’lık RAM’i ve BASIC uygulaması vardır.Atari ilk bildiğimiz Video Bilgisayar Sistemi (VCS) olan 2600 modelini üretir ve model 25 milyon satar.Oyunları ise toplam 120 milyonluk satış rakamına erişir.Mattel ise ilk ele alınıp kullanılan konsol olan “Game Watch”’ı üretir,ancak satışa sunmaz.

~Altın Çağ
Bu çağın adı,bu dönemde oyun firmalarının birçok oyun ve konsol satmasıdır.Artık hem satıcı firmalar,hem de oyuncular hallerinden memnundur.

1978
Atari Astroids oyununu üretir.Oyun o kadar çok tutar ki Atari,ilk vektör grafikli oyunu olan Lunar Lander’ı bırakıp,sırf Astroids’i üretir(Oyun 70.000 adet satmıştır.).Bu arada Atari’nin dört başarılı tasarımcısı ayrılarak Activision’u kurar.Midway ünlü Space Invaders oyununu lisanslayıp Japonya’da piyasaya sürer.Oyun o kadar çok satar ki,Japonya’da bozuk para kıtlığı baş gösterir.

1979
Atari’nin ilk vektör grafikli 3D oyunu Battlezone’dur.Ancak 3D’si sadece birkaç açıdan oluşuyordu,o başka konu.Namco ilk renkli oyunu olan Galaxian’ı üretir.Warren Robinett isimli bir programcı Adventure isimli oyununda ilk sürpriz yumurtayı (easter egg) bırakır.Oyundaki bu gizli bölüm bulunduğu takdirde Robinett’in imzasını görebilmekteydik.

1980
Packman Japonya’da piyasaya sürülür.Aslında ilk adı Puckman’dir ancak biri kalkıp da P’yi F’ye çevirirse halimiz ne olur diye düşünüp Packman yapmışlar(Eğer kelimedeki bu değişiklik yapılırsa,İngilizce büyük bir küfür ortaya çıkmaktadır.).Atari efsanevi oyunlarından Missile Command’ı piyasaya sürer.Nintendo ise elde oynanan konsol Game Watch’ı Matter’dan alıp satışa sunar.Konsolun kendi LCD ekranı vardır.Atari Space Invaders’ı VCS’ye çıkarır ve oyun 1 milyon adet satar.Zamanın en çok satanları arasında olan Defenders oyunu Williams firmasınca yapılır.

1981
IBM’in ilk makinesi yapılır.Masa üstü bilgisayar ve mouse standart hâle gelir.Trip Hawkins Apple’dan ayrılıp Electronic Arts (E.A)’ı kurar.Aynı sene Sierra On-Line ve Microprose kurulur.Adamın birisi Berzerk adlı oyunu oynarken kalp krizi geçirip ölür ve literatürlere ilk video oyunlarından ölmüş kişi olarak geçer.Commandore firması VIC-20 modelini piyasaya sürer.Fiyatı 300 $’dır.~Gelişme ÇağıBu çağda gerçekten birçok gelişme kaydedilmiştir.Özellikle Coleco’nun Coleco Vision’ı çıkarması büyük bir gelişmedir.Ancak oluşan gelişmelerden sonra ilerleme başlamıştır.

1982
Coleco,Coleco Vision isimli arcade kalitesinde bir ev video oyunu sistemini Nintendo oyunlarıyla piyasaya sürer.İlk oyun Donkey Kong’tur.Infocom’un Zork oyunu en çok satan oyun seçilir.Atari,Spielberg’e 21 milyon $ ödeyerek E.T’nin haklarını alır ve berbat bir oyun yaparak büyük zarara uğrar.SEGA,oyun tarihinde ilk 10’a giren oyunu Zaxxon’u yapar.Oyunda 3D bir dünyada bir jeti yöneterek düşmanlarımızı vuruyorduk

1983
Commandore 64 piyasaya çıkar.Time dergisi yılın adamını seçer ve kazanan bilgisayar çıkar.E.A, M.U.L.E’ü yapar.FanCom kurulur ve Dragon’s Lair,lazer diskle piyasaya çıkar.Oyun ilk 8 ayında 32 milyon $ kazanır.Bunun üzerine oyunun benzeri olan Space Ace yapılır.SEGA,kendi konsolu olan SG-1000’i çıkarır.Mystique tarafından yapılan Custer’s Revenge isimli ilk X-Rated(18 yaşından büyükler için) video oyunu Atari 2600’lere çıkar.Oyunda bir Amerikan yerlisi kadına tecavüz söz konusudur.Bu yüzden oyun büyük tepki toplar.

1984
Apple piyasaya bomba gibi bir makineyle düşer:Apple Machintosh.Warner, Atari firmasını satar.Commandore firması Amiga’yı üretir.Command&Conquer gibi efsanelerin yaratıcısı Westwood,Brett Sperry ve Loise Castle tarafından kurulur.~İlerleme ÇağıBu çağda Gelişme Çağı’ndaki gelişmelerle ilerleyiş başlamıştır.Yeni konsolların ve önemli oyunların bu çağda ortaya çıkması bu çağın önemidir.

1985
Intel 386’ları piyasaya sürer.İşlemci,4004’ten kat kat daha fazla transistöre sahiptir.Tam 27.000Günümüzün büyük firmalarından ve Resident Evil’in yaratıcısı Capcom USA kurulur.Önceki sene video oyun piyasasında işleri hayli kötü giden Nintendo America’nın işleri yoluna girer.SEGA,efsanevi oyunu Space Harrier’ı üretir.Commandore Amiga 1000’i üretir.

1986
Nintendo NES’i,Super Mario Brothers’la birlikte çıkarır.Super Mario,en yakın rakibinden bile 10 kat daha fazla satar.Atari ise 7800 konsol modelini çıkartır.Capcom’un çıkarttığı efsanevi oyun Street Fighter,tüm arcade rekorlarını kırar.Modemden modeme oynanan ilk oyunu Sierra çıkarır.Adı da Helicopter Simulation’dur.Bu arada yine efsanevi bir oyun olan Outrun,piyasaya çıkar.


1987
Activision,bir oyunu,aynı anda iki platforma çıkaran ilk firma olur.Platformlarsa Nintendo ve SEGA’dır.Maxis,şehir simülasyonu Sim City’i yapar.Donkey Kong’un yapımcısı tarafından üretilen The Legend of Zelda,Amerika’da Nintendo tarafından piyasaya sürülür ve tüm zamanların en iyi oyunları arasında yerini alır.

1988
1985 yılında Moskova Bilim Akademisi’nde Alexey Pajitnov tarafından geliştirilmeye başlanan “Tetris” oyunu ortaya çıkar ve herkeste bağımlılık yapar.Square Soft,para basma makinesi olan ilk Final Fantasy’i çıkarır.Nintendo ise kendi oyun dergisi olan Nintendo Power’ı çıkarır ve üyeleri bir milyonu aşar.

~Yükselme ve Marketleşme Çağı



Bu çağda artık yeni firmaların oluşmasıyla hem yükselme artmış,hem de rekabetin artmasıyla,marketleşme ve satış arayışı başlamıştır.

1989
Nintendo Game Boy’u çıkartır.Game Boy,120 milyon satış rakamına ulaşarak,tüm zamanların en çok satan el konsolu olur.Activision dünyanın ilk CD-ROM oyunu olan Manhole’yi üretir.Cyberpunk adlı oyun üzerinde çalışan Steve Jackson Games adlı firma polislerce basılır ve kapatılır..Sebep olarak ise çalışanların tehlikeli hackerlar olarak gösterilmesidir.

1990
Nintendo,Super Mario Bross. 3’ü çıkarır.SNK’ise NeoGeo adlı konsolunu piyasaya sürer.Ancak oyunları 200 dolarcık olduğu için kimseler alamaz.SEGA ise arcade makinelerindeki krallığına devam etmektedir.

1991
Capcom,Street Fighter 2’yi çıkarır ama o zamanın hit oyunu Wing Commander olduğundan,pek fazla satış yapamaz.id Software kurulur.Game Genie piyasaya çıkarak oyunculara hile yapma imkanı sunar.SEGA,Sonic adlı maskotunu halka tanıtır.Drogon’s Lair ‘in ikinci bölümü Time Warp çıkar.

1992
id Sofware,Wolfeinstein’ı yaparak ilk FPS’yi insanların önüne sunar.Nintendo ise Sony ile olan kontratını bozup,Philips’le çalışmaya başlar.Buna çok kızan ve içerleyen Sony de,32bitlik konsolunu çıkartmaya karar verir.Yani Playstation’a...En önemli dövüş(Beet’em’Up)oyunlarından biri olan Mortal Kombat piyasaya sürülür.

~32 bit Üretim Çağı

Sony’nin 32 bitlik konsolu Playstation’ı çıkarmaya karar vermesi üzerine,yeni nesil konsollar doğmaya başladı.Bunların hepsi de 32 bit olduğundan bu çağa 32 bit Üretim Çağı denir.1993id Software,ilk muliplayer oyun olan Doom’u çıkartır.Doom’un çıkmasıyla birlikte,bilgisayar satışlarında rekor artışlar gözlenir.Birçok işyeri,işçilerinin işyeri bilgisayarlarında,topluca Doom oynamaları yüzünden çöker.Ayrıca içinde bulunan şiddet öğeleri yüzünden bu senede Doom ve benzeri oyunları kınamak için birçok protesto kampanyası başlatılır.Intel ise ilk Pentium modelini tanıtır ve piyasaya sürer.

1994
Broderbund,Myst’ı piyasaya çıkarır ve ilk sıralara yükselir.Fakat asıl bombayı X-Com patlatır.Herkes bilgisayarlarında uzaylı öldürmeye başlar.Bu arada Entertainment Software Rating Board,yani kısa adıyla ESRB kurulur.ESRB’nin amacı,oyunları şiddet ve diğer içeriklerine göre ayırmak ve sadece belli yaş gruplarına satmaktı.Örneğin Teen ESRB işaretli bir oyun,yalnızca 13 ve 13 yaş üstü kişilere satılabiliyordu.Ancak bu kural yalnızca A.B.D’de geçerli oldu.Bu gelişmelerden sonra SEGA Saturn’ü,Sony ise Playstation’ı piyasaya sürer.Bu güne kadar 75 milyon adet Playsation satılmıştır.

1995
Microsoft,Windows 95’i çıkartır ve DOS ölür.Nintendo ise Nintendo 64’ü,Japonya’da piyasaya sürer.İçinde de Mario 64 vardır ve satışlar tepeye vurur.Ve bu sene ilk Electronic Entertainment Expo (E3) gerçekleştirilir.[Electronic Entertainment Expo (E3):Her yıl düzenli olarak Amerika’nın Los Angeles şehrinde yapılan oyun fuarıdır.E3 fuarında,tanınmış(veya tanınmamış) tüm oyun firmaları,çıkacak oyunlarını tanıtır ve oyunculara oynatırlar.]



1996

id,en büyük oyunlarından biri olan Quake’i çıkarır ve Quake,internetin tek hakimi olur.3D ekran kartları her yerde görülmeye başlar.Voodoo ise 3Dfx’i tanıtır.Origin ise Ultima Online’ı çıkararak bazı kimseleri tamamen sanal yaşama sokar.Warcraft 2’yi çıkaran Blizzard,RTS’ler için bazı standartlar belirler:Örneğin Orc’lar yeşil olmalıdır.Eidos ise Lara Croft’un başrolünde olduğu Tomb Raider’ı piyasaya çıkarır.Capcom’sa Resindent Evil gibi bir korku klasiğini piyasaya sürer.Amerika’da oyun ESRB yüzünden parça pinçiktir.Ancak Japonya’da tam versiyondur.

1997
Blizzard Diablo çılgınlığını başlatarak,RPG türünü tekrar hayata döndürür.İlk defa bir strateji oyunu Bungie‘nin Myth’ı ile 3D olarak yapılır.Nintendo 64 için ilk FPS Golden Eye 007 çıkar.

~Modern Çağ

Bu iki yıllık zaman diliminde gerçekleşen olaylarla,video oyunları tarihinde yeniden bir dönüm noktası yaşamışızdır.Bu çağ ile tüm video oyunları modernize edilmiş,yani modern yapıya uydurulmuştur.

1998
Red Storm,FPS türüne taktik savaş alt kategorisini Rainbow Six ile ekler.Valve’nin yaptığı Half-Life ise;FPS’lerin hikaye ile bezendiklerinde ne kadar muhteşem olabileceklerini gösterir.Blizzard yapımı Starcraft,yine Blizzard yapımı olan Warcraft 2’yi yerinden eder ve yeni standartlar belirler.Nintendo ise,Game Boy’u geliştirerek Game Boy Color’ı piyasaya sürer.Pokémon salgını başlar ve bu konuyla ilgili onlarca oyun yapılır.Konami ise diğer bir para basma makinesi olan Metal Gear Solid’i Playstation’a çıkarır.

1999
Epic Entertainment Unreal’ı çıkararak,id’ye güçlü bir rakip olur.Sonuçta yine kârlı çıkan oyuncular olur.Everquest ise en popüler online oyun olur.SEGA,Dreamcast’i çıkarır ve daha ilk gününde 98 milyon $ kazanır.Sony,Playstation 2’yi duyurur ve ikinci jenerasyon konsol savaşlarının ilk tohumunu eker.




~Yeni Çağ

Bu çağda Konsol Savaşları başlamıştır.İçinde bulunduğumuz yıl ve ilerikibirkaç seneyi kapsadığını düşünmek mümkün.ÇünküDoom 3’ün gelmesiyle,her şey ama her şey değişebilir.

2000
Sony Playstation 2’yi çıkarır ve eski Playstation’dan daha küçük olan PS One’ı tekrar piyasaya sürer.Japonya’da PS2,beş ayda üç milyondan fazla satar ki aynı rakama PS1 ancak 19 ayda ulaşabilmiştir.Nvidia,ekran kartı piyasasını eline geçirir.3Dfx ise mahkemeye verilir.Daha sonra ise 70 milyon $’a alınır ve de kapatılır.Nintendo Game Boy Advence ve Game Cube’ü duyurur.Microsoft da geride kalmaz ve X-Box’ı duyurur.Bir sürü de sahte PS2 bulunur.Blizzard ise Diablo çılgınlığının ikinci halkasını da ekler ve Diablo 2 deli gibi satar.Intel de boş durmaz ve Pentium 4’ünü tanıtır.Everquest 300.000’den fazla oyuncu tarafından oynanan ilk devasa online oyun olur.İrlanda polisi IRA terör örgütünün sahte PS2 ve oyunları sattığını açıklar.Açıklanan rakam sadece kopya oyunlardan haftada 30.000 $ kazanıldığıdır!
2001
SEGA,Dreamcast üretimini durdurur ve oyun konsolu üretmeyi bırakır.Dünyanın en büyük oyun üreticisi olma yolunda olan politikayı izlemeye başlar.Bundan sonraki tüm oyunlarını PS2,Game Cube ve X-Box’a çıkaracağını duyurur.300 çalışanını erken emekli eder.Dreamcast’in fiyatı önce 100$’a,sonra da 76$’a düşer.Nvidia grafik mucizesi GeForce 3’ü piyasaya sürerGame Cube,eylülde Japonya’da piyasaya çıkar ve ilk üretilen 500.000 konsolun 400.000’i hemen satılır.Birkaç ay sonra Toys’Я’Us ve Amazon.com,üretilecek ilk X-Box’ların önceden sipariş yöntemiyle satışa sunar.Daha üretilmemiş konsollar 499$ fiyattan 30 dakikada tükenir!Playstation2’nin satış rakamı ise dünyada toplam 20 milyonu bulmuştur.Video oyunlarında vahşet,ırk ve cinsiyet ayrımı adlı bir çalışma yapılır.Buna göre en çok satan oyunlar,içinde en az vahşet,ırk ve cinsiyet ayrımı yapan oyunlar olduğu görülür.
Aşağıda araştırmada görülmüş Video Oyunları Tarihi’ndeki “ilk”ler vardır:.


ILKLER:


1961: ilk video oyunu yapılır(Steve Russel/Space War) 1967:İlk elde taşınan hesap makinesi yapılır(Texas Instruments) 1968:İlk RAM icad edilir 1969:Internet’in kökeni ARPANET kurulur(Amerikan Hava Savunma Departmanı 1971:İlk Arcade makinesi (Nuttel) 1971:İlk 4 bitlik mini işlemci (Intel) 1971:İlk Arcade kalitesindeki ev konsolu (Magnavox/Odyysey)1974:İlk ROM kullanan oyun (Tank) 1975:Altair bilgisayarları için ilk BASIC uygulamaları (Bill Gates ve Paul Allen) 1975:Mini işlemci ile tasarlanan ilk oyun (Midway/Gun Fight) 1977:İlk renkli bilgisayar (Apple/Apple-2) 1977:İlk ele alınıp kullanılan konsol (Matter/Game Watch) 1977:İlk Video Bilgisayar Sistemi(VCS) (Atari/Atari 2600) 1979:Oyunlarda ilk gizli bölüm (Waren Robinett/Adventure) 1981:IBM’in ilk makinesi yapılır (IBM) 1981:İlk kez video oyunu oynarken kalp krizinden ölen insan 1983:İlk X-Rated oyun yapılır (Mystique/Custer’s Revenge) 1986:İlk modemden modeme oynanan oyun (Sierra On-Line/Helicopter Simulation) 1987:İlk kez bir oyunu iki platforma çıkaran firma (Activision) 1989:İlk CD-ROM oyunu (Activision/Manhole) 1991:İlk hile yapmaya yarayan araç (Game Genie) 1992:İlk FPS yapılır (id Software/Wolfeinstein) 1993:İlk internet üzerinden oynanan oyun (id Software/Doom) 1994:İlk 32 bitlik konsol (Sony/Sony Playstation) 1995:İlk Electronic Entertainment Expo (E3) yapılır (Los Angeles’ta) 1997:Nintendo 64 için ilk FPS (Golden Eye 007) 2008:ilk defa dünya standartları şartlarına uygun bir oyun Türkçe desteğiyle çıkıyor(Crysis).

EREN KOÇ (2002)

16 Mayıs 2008 Cuma

Laos






Laos, Güneydoğu Asya'da, Tayland'ın kuzeydoğusunda, Vietnam'ın batısında yer alır.


Coğrafya

Coğrafi konumu: 18 00 Kuzey enlemi, 105 00 Doğu boylamı
Haritadaki konumu: Güneydoğu Asya
Sınırları: toplam: 5,083 km
Sınır komşuları: Myanmar 235 km, Kamboçya 541 km, Çin 423 km, Tayland 1,754 km, Vietnam 2,130 km
Sahil şeridi: 0 km (kara ile çevrili)
İklimi: tropikal muson; Mayıs - Kasım ayları arasında yağış mevsimi, Aralık - Nisan ayları arası kuru mevsim yaşanmaktadır.
Arazi yapısı: Çoğunlukla kayalıklı dağlar; ovalar ve platolar yer almaktadır.
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Mekong Nehri 70 m
En yüksek noktası: Phou Bia 2,817 m
Doğal kaynakları: Kereste, hidro güç, alçıtaşı, kalay, altın, değerli taşlar
Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %3
Daimi ekinler: %0
Otlaklar: %3
Ormanlık arazi: %54
Diğer: %40 (1993 verileri)
Sulanan arazi: 1,250 km² (1993 verileri)
Doğal afetler: Su baskınları, kuraklıklar
Coğrafi not: Kara ile çevrili

Nüfus



Nüfus artış oranı: %2.48 (2001 verileri)
Mülteci oranı: 0 mülteci/1,000 nüfus (2001 tahmini)
Bebek ölüm oranı: 92.89 ölüm/1,000 doğan bebek (2001 tahmini)
Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 53.48 yıl erkeklerde: 51.58 yıl kadınlarda: 55.44 yıl (2001 verileri)
Ortalama çocuk sayısı: 5.12 çocuk/1 kadın (2001 tahmini)
HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.05 (1999 verileri)
HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 1,400 (1999 verileri)
HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 130 (1999 verileri)
Ulus: Laoslu
Nüfusun etnik dağılımı: Laoslu %68, Lao Theung %22, Lao Soung %9, Vietnamlılar/Çinliler %1
Din: Budizm %60, animist ve diğer %40
Diller: Lao (resmi), Fransızca, İngilizce ve diğer etnik diller
Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler toplam nüfusta: %57 erkekler: %70 kadınlar: %44 (1999 verileri)

Yönetim



Ülke adı: Resmi tam adı: Lao Demokratik Halk Cumhuriyeti
Kısa şekli : Laos
Yerel tam adı: Sathalanalat Paxathipatai Paxaxon Lao
Yönetim biçimi: Tek Partili Sosyalist Cumhuriyet
Başkent: Vientiane
İdari bölümler: 16 eyalet ve 1 belediye; Attapu, Bokeo, Bolikhamxai, Champasak, Houaphan, Khammouan, Louangnamtha, Louangphabang, Oudomxai, Phongsali, Salavan, Savannakhet, Viangchan, Viangchan, Xaignabouli, Xaisomboun, Xekong, Xiangkhoang
Bağımsızlık günü: 19 Temmuz 1949 (Fransa'dan)
Milli bayram: Cumhuriyet günü, 2 Aralık (1975)
Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: ACCT, ARF, AsDB (Asya Kalkınma Bankası), ASEAN (Güneydoğu Asya Ülkeleri Örgütü), CP, ESCAP (Asya ve Pasifikler Ekonomik ve Sosyal Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), G-77, IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu),Intelsat, Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), ITU (Uluslararası Telekomünikasyon Birliği), NAM, OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), PCA (Daimi Hakemlik Mahkemesi), UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UPU (Dünya Posta Birliği), WFTU (Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WToO (Dünya Turizm Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)

Ekonomi



GSYİH: Satınalma Gücü paritesi - 9 milyar $ (2000 verileri)
GSYİH - reel büyüme: %4 (2000 verileri)
GSYİH - sektörel bileşim: tarım: %51
Endüstri: %22
Hizmet: %27 (1999 verileri)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %33 (2000 verileri)
İş gücü: 1 milyon - 1.5 milyon
Sektörlere göre işgücü dağılımı: tarım %80 (1997 verileri)
İşsizlik oranı: %5.7 (1997 verileri)
Endüstri: Kalay ve alçıtaşı madenciliği, kereste, elektrik enerjisi, tarım ürünleri, yapı sektörü, turizm
Endüstrinin büyüme oranı: %7.5 (1999 verileri)
Elektrik üretimi: 792 milyon kWh (1999)
Elektrik tüketimi: 173.6 milyon kWh (1999)
Elektrik ihracatı: 705 milyon kWh (1999)
Elektrik ithalatı: 142 milyon kWh (1999)
Tarım ürünleri: Patates, sebze, mısır, kahve, şekerkamışı, tütün, pamuk, çay, pitinç, domuz, sığır, kümes hayvanı
İhracat: 323 milyon $ (2000 verileri)
İhracat ürünleri: Ahşap ürünler, giyim eşyaları, elektrik, kahve, kalay
İhracat ortakları: Vietnam, Tayland, Almanya, Fransa, Belçika
İthalat: 540 milyon $ (2000 verileri)
İthalat ürünleri: Makine ve parçalar, araçlar, yakıt
İthalat ortakları: Tayland, Japonya, Vietnam, Çin, Singapur, Hong Kong
Dış borç tutarı: 2.46 milyar $ (1998 verileri)
Para birimi: Kip (LAK)
Para birimi kodu: LAK
Mali yıl: 1 Ekim - 30 Eylül

Laos






Laos, Güneydoğu Asya'da, Tayland'ın kuzeydoğusunda, Vietnam'ın batısında yer alır.


Coğrafya

Coğrafi konumu: 18 00 Kuzey enlemi, 105 00 Doğu boylamı
Haritadaki konumu: Güneydoğu Asya
Sınırları: toplam: 5,083 km
Sınır komşuları: Myanmar 235 km, Kamboçya 541 km, Çin 423 km, Tayland 1,754 km, Vietnam 2,130 km
Sahil şeridi: 0 km (kara ile çevrili)
İklimi: tropikal muson; Mayıs - Kasım ayları arasında yağış mevsimi, Aralık - Nisan ayları arası kuru mevsim yaşanmaktadır.
Arazi yapısı: Çoğunlukla kayalıklı dağlar; ovalar ve platolar yer almaktadır.
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Mekong Nehri 70 m
En yüksek noktası: Phou Bia 2,817 m
Doğal kaynakları: Kereste, hidro güç, alçıtaşı, kalay, altın, değerli taşlar
Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %3
Daimi ekinler: %0
Otlaklar: %3
Ormanlık arazi: %54
Diğer: %40 (1993 verileri)
Sulanan arazi: 1,250 km² (1993 verileri)
Doğal afetler: Su baskınları, kuraklıklar
Coğrafi not: Kara ile çevrili

Nüfus



Nüfus artış oranı: %2.48 (2001 verileri)
Mülteci oranı: 0 mülteci/1,000 nüfus (2001 tahmini)
Bebek ölüm oranı: 92.89 ölüm/1,000 doğan bebek (2001 tahmini)
Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 53.48 yıl erkeklerde: 51.58 yıl kadınlarda: 55.44 yıl (2001 verileri)
Ortalama çocuk sayısı: 5.12 çocuk/1 kadın (2001 tahmini)
HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.05 (1999 verileri)
HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 1,400 (1999 verileri)
HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 130 (1999 verileri)
Ulus: Laoslu
Nüfusun etnik dağılımı: Laoslu %68, Lao Theung %22, Lao Soung %9, Vietnamlılar/Çinliler %1
Din: Budizm %60, animist ve diğer %40
Diller: Lao (resmi), Fransızca, İngilizce ve diğer etnik diller
Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler toplam nüfusta: %57 erkekler: %70 kadınlar: %44 (1999 verileri)

Yönetim



Ülke adı: Resmi tam adı: Lao Demokratik Halk Cumhuriyeti
Kısa şekli : Laos
Yerel tam adı: Sathalanalat Paxathipatai Paxaxon Lao
Yönetim biçimi: Tek Partili Sosyalist Cumhuriyet
Başkent: Vientiane
İdari bölümler: 16 eyalet ve 1 belediye; Attapu, Bokeo, Bolikhamxai, Champasak, Houaphan, Khammouan, Louangnamtha, Louangphabang, Oudomxai, Phongsali, Salavan, Savannakhet, Viangchan, Viangchan, Xaignabouli, Xaisomboun, Xekong, Xiangkhoang
Bağımsızlık günü: 19 Temmuz 1949 (Fransa'dan)
Milli bayram: Cumhuriyet günü, 2 Aralık (1975)
Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: ACCT, ARF, AsDB (Asya Kalkınma Bankası), ASEAN (Güneydoğu Asya Ülkeleri Örgütü), CP, ESCAP (Asya ve Pasifikler Ekonomik ve Sosyal Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), G-77, IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu),Intelsat, Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), ITU (Uluslararası Telekomünikasyon Birliği), NAM, OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), PCA (Daimi Hakemlik Mahkemesi), UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UPU (Dünya Posta Birliği), WFTU (Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WToO (Dünya Turizm Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)

Ekonomi



GSYİH: Satınalma Gücü paritesi - 9 milyar $ (2000 verileri)
GSYİH - reel büyüme: %4 (2000 verileri)
GSYİH - sektörel bileşim: tarım: %51
Endüstri: %22
Hizmet: %27 (1999 verileri)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %33 (2000 verileri)
İş gücü: 1 milyon - 1.5 milyon
Sektörlere göre işgücü dağılımı: tarım %80 (1997 verileri)
İşsizlik oranı: %5.7 (1997 verileri)
Endüstri: Kalay ve alçıtaşı madenciliği, kereste, elektrik enerjisi, tarım ürünleri, yapı sektörü, turizm
Endüstrinin büyüme oranı: %7.5 (1999 verileri)
Elektrik üretimi: 792 milyon kWh (1999)
Elektrik tüketimi: 173.6 milyon kWh (1999)
Elektrik ihracatı: 705 milyon kWh (1999)
Elektrik ithalatı: 142 milyon kWh (1999)
Tarım ürünleri: Patates, sebze, mısır, kahve, şekerkamışı, tütün, pamuk, çay, pitinç, domuz, sığır, kümes hayvanı
İhracat: 323 milyon $ (2000 verileri)
İhracat ürünleri: Ahşap ürünler, giyim eşyaları, elektrik, kahve, kalay
İhracat ortakları: Vietnam, Tayland, Almanya, Fransa, Belçika
İthalat: 540 milyon $ (2000 verileri)
İthalat ürünleri: Makine ve parçalar, araçlar, yakıt
İthalat ortakları: Tayland, Japonya, Vietnam, Çin, Singapur, Hong Kong
Dış borç tutarı: 2.46 milyar $ (1998 verileri)
Para birimi: Kip (LAK)
Para birimi kodu: LAK
Mali yıl: 1 Ekim - 30 Eylül

Umman




Umman Sultanlığı güneybatı Asya'da, Arap Yarımadası'nın güneydoğusu kıyısında yer alır. Kuzeybatıda Birleşik Arap Emirlikleri, batıda Suudi Arabistan, güneybatıda ise Yemen ile sınır komşusudur. Güneyde ve doğuda Hint Okyanusu, kuzeydoğuda ise Basra Körfezi ile çevrilidir. Ülke ayrıca tamamı Birleşik Arap Emirlikleri ile çevrili bir toprağa da sahiptir.

Tarih

Bugünkü Umman topraklarında insan yerleşiminin izleri en az 10 bin önceye değin iner.Umman'ın bugünkü kabile sisteminin kökleri Arabistan Yarımadasının güneybatısından MS 2. yüzyılda başlayan göç hareketine kadar uzanır.Kabile çekişmeleri ve İran'dan gelen saldırılar, bölgenin İslam dinini benimsediği 7. yüzyıla değin sürdü.Yarımadanın coğrafi kopukluğunun yarattığı elverişli ortamda kolayca yayılma olanağı bulan Hariciliğe bağlı İbadiye mezhebi, aynı zamanda bölgede siyasi birliğin sağlanmasına zemin hazırladı.Culende bin Mesud'un 751'de imam seçilmesiyle kabileleri bir araya getiren dinsel bir rejim ortaya çıktı.Büyük kabileler ve dinsel önderler arasındaki anlaşmayla belirlenen imamların yönetimi, Benu Nabhan'ın başa geçtiği 1154'ten sonra yerini istikrarsız hanedanlara bıraktı.Deniz ticaretine bağımlılık nedeniyle güçlerini kıyı şeridine kaydıran hanedanlar, imamlık kurumunun 1428'de yeniden ortaya çıkmasıyla iç kesim üzerindeki denetimi büyük ölçüde kaybettiler.Öte yandan 1507'de Maskat'a saldıran Portekizliler kısa sürede bütün kıyı şeridini ele geçirdiler.1624'te imam seçilen ve kabile çatışmalarına son veren Nasr bin Mürşid, Portekizlileri bölgeden çıkardığı gibi İran ve Doğu Afrika'daki Portekiz kolonilerini de Umman'a bağladı.Umman Yavuz Sultan Selim Hanın Arap Yarım adasını Osmanlı topraklarına katmasıyla birlikte uzun zaman Osmanlı hakimiyetinde kalmış,İngilizlerin sinsi Ortadoğu hesapları çerçevesinde bölgeye gönderdiği Ajanları sayesinde Osmanlı,dan koparılmıştır.

18. yüzyılda Hinavi ve Gafiri kabileleri arasında başlayan iç savaş, İran hükümdarı Nadir Şah'ın 1737'de Umman'ı ele geçirmesiyle sonuçlandı.İran kuvvetlerini yenilgiye uğratan ve tarafların uzlaşmasıyla imamlığa seçilen Ahmed bin Said, güçlü bir yönetim kuran bin Said hanedanının temellerini attı.Önce Seyyid, daha sonra da sultan olarak anılan hanedan üyeleri, yeni fetihlerle Umman'ın deniz ticaretini güvence altına aldılar.İngilizlerle sıkı bir işbirliğine giden Said bin Sultan (1806-56) Zangibar'ı önemli bir gelir kaynağı durumuna getirdi.Onun ölümünden sonra Umman ve Zangibar hanedanın iki ayrı koluna geçti.

Umman'da İbadiye imamına bağlı kabilelerin saldırılarına karşı koyamayan Teymur bin Faysal (1913-32), İngilizlerin arabuluculuğuyla iç kesimde özerk bir imamlık yönetimi kurulmasını kabul etti.Suudi Arabistan'dan destek gören İbadiye imamının bağımsızlık girişimini gene İngilizlerin yardımıyla boşa çıkaran ve 1959'da bütün ülkede denetimi sağlayan Said bin Teymur'un (1932-70) baskıcı politikaları, 1965'te Dofar bölgesinde sol eğilimli Umman Halk Kurtuluş Cephesi'nin bir gerilla mücadelesine yol açtı.Bir saray darbesiyle babasının yerine geçen Kabus bin Said, 1975'te bu ayaklanmayı bastırdıktan sonra yönetimini sağlamlaştırma yönünde adımlar atarak geniş çaplı bir modernleştirme programına girişti.

Arap Birliği ve Birleşmiş Milletler'e 1971'de katılan Umman, 1981'de de Körfez İşbirliği Konseyi'nin kurucu üyeleri arasında yer aldı.ABD ile sıkı ilişkilerin yanı sıra ılımlı Arap devletleriyle yakınlaşmaya girerek Umman'ı dış dünyaya açılmasını sağlayan Kabus yönetimi, İran-Irak Savaşı boyunca tarafsızlık politikası izledi.Körfez Savaşı sırasında belirgin bir rol oynamamasına karşın, üslerini batılı güçlere açmayı kabul etti.1992'de Yemen'le imzaladığı anlaşmayala bu ülkeyla yaşadığı 25 yıllık sınır sorununa son verdi.

Coğrafya

Coğrafi konumu: 21 00 Kuzey enlemi, 57 00 Doğu boylamı
Haritadaki konumu: Orta Doğu
Yüzölçümü: 212,460 km²
Sınırları: toplam: 1,374 km
Sınır komşuları: Suudi Arabistan 676 km, Birleşik Arap Emirlikleri 410 km, Yemen 288 km
Sahil şeridi: 2,092 km
İklimi: Kuru çöl iklimi, kıyıda sıcak ve nemli, iç kısımlarda sıcak ve kuru iklim görülür.
Arazi yapısı: Orta çöl ovası, kuzey ve güneyde engebeli dağlık bölge.
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Umman Denizi 0 m
En yüksek noktası: Jabal Shams 2,980 m
Doğal kaynakları: Petrol, Bakır, asbest, mermer, kireçtaşı, krom, alçıtaşı, doğal gaz
Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %0 otlaklar: %5 ormanlık arazi: %0 diğer: %20 (1993 verileri) Sulanan arazi: 580 km² (1993 verileri)

Nüfus

Nüfusu: 2 713 462 kişi (2002 tahmini)
Ortalama Ömür: 172.31 yıl (2002 tahmini)
Okur Yazarlık Oranı: % 80
Kişi Başına Düşen Milli Gelir: 8 200 $ (2001 tahmini)
Mülteci oranı: 0.48 mülteci/1,000 nüfus (2001 tahmini)
Bebek ölüm oranı: 22.52 ölüm/1,000 doğan bebek (2001 tahmini)
Ortalama çocuk sayısı: 6.04 çocuk/1 kadın (2001 tahmini)
HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.11 (1999 verileri)
Ulus: Ummanlı
Nüfusun etnik dağılımı: Arap, Baluchi, Güney Asyalılar, Afrikalılar
Din: Müslümanlık, Hinduizm
Diller: Arapça (resmi), İngilizce, Baluchi, Urdu, diğer diller

Yönetim

Ülke adı: Ülke kralı vardır adı Lewentul Emin

Resmi tam adı: Umman Sultanlığı değildir kısa şekli : Umman

Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: ABEDA, AFESD (Arap Ülkeleri Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Fonu), AL, AMF (Arap Ülkeleri Para Fonu), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), ESCWA (Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), G-77, GCC (Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IDB (İslam Kalkınma Bankası), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IHO (Uluslararası Hidrografi Örgütü), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Inmarsat (Uluslararası Denizcilik Uydu Teşkilatı), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), NAM, OIC (İslam Konferansı Örgütü), OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UPU (Dünya Posta Birliği), WFTU (Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)

Ekonomi

GSYİH: Satınalma Gücü paritesi -19.6 milyar $ (2000 verileri)
GSYİH - reel büyüme oranı: %4.6 (2000 verileri)
GSYİH - sektörel bileşim: tarım: %3 endüstri: %40 hizmet: %57 (1999 verileri)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %-0.8 (2000 verileri)
İş gücü: 850,000 (1997 verileri)
Endüstri: Ham petrol üretimi ve arıtımı, doğal gaz üretimi, inşaat, çimento, bakır
Endüstrinin büyüme oranı: %4 (2000 verileri)
Elektrik üretimi: 8.63 milyar kWh (1999)
Elektrik tüketimi: 8.026 milyar kWh (1999)
Elektrik ihracatı: 0 kWh (1999)
Elektrik ithalatı: 0 kWh (1999)
Tarım ürünleri: Hurma, ıhlamur, muz, sebze, deve, büyükbaş hayvan, balık
İhracat: 11.1 milyar $ (2000 verileri)
İhracat ürünleri: petrol, balık, metaller, tekstil
İhracat ortakları: Japonya %27, Çin %12, Tayland 1%8, Birleşik Arap Emirlikleri %12, Güney Kore %12, ABD (1999)
İthalat: 4.5 milyar $ (2000 verileri)
İthalat ürünleri: Makine ve araçlar, sanayi malları, gıda, çiftlik hayvanı
İthalat ortakları: Birleşik Arap Emirlikleri %26, Japonya %16, İngiltere %9, İtalya %7, Almanya %6, ABD (1999)
Para birimi: Umman Riyalı (OMR)
Para birimi kodu: OMR
Mali yıl: Takvim yılı

Yönetim Birimleri

Umman 4 valilik (muhafaza) ve 5 bölgeye ayrılmıştır.
Valilikler
Maskat
Musandam
Dofar
Al Buraymi
Bölgeler
Ad Dakhiliyah
Al Batinah
Al Wusta
Ash Sharqiyah
Az Zahirah (Ad Dhahirah)


Wikipedia

Umman




Umman Sultanlığı güneybatı Asya'da, Arap Yarımadası'nın güneydoğusu kıyısında yer alır. Kuzeybatıda Birleşik Arap Emirlikleri, batıda Suudi Arabistan, güneybatıda ise Yemen ile sınır komşusudur. Güneyde ve doğuda Hint Okyanusu, kuzeydoğuda ise Basra Körfezi ile çevrilidir. Ülke ayrıca tamamı Birleşik Arap Emirlikleri ile çevrili bir toprağa da sahiptir.

Tarih

Bugünkü Umman topraklarında insan yerleşiminin izleri en az 10 bin önceye değin iner.Umman'ın bugünkü kabile sisteminin kökleri Arabistan Yarımadasının güneybatısından MS 2. yüzyılda başlayan göç hareketine kadar uzanır.Kabile çekişmeleri ve İran'dan gelen saldırılar, bölgenin İslam dinini benimsediği 7. yüzyıla değin sürdü.Yarımadanın coğrafi kopukluğunun yarattığı elverişli ortamda kolayca yayılma olanağı bulan Hariciliğe bağlı İbadiye mezhebi, aynı zamanda bölgede siyasi birliğin sağlanmasına zemin hazırladı.Culende bin Mesud'un 751'de imam seçilmesiyle kabileleri bir araya getiren dinsel bir rejim ortaya çıktı.Büyük kabileler ve dinsel önderler arasındaki anlaşmayla belirlenen imamların yönetimi, Benu Nabhan'ın başa geçtiği 1154'ten sonra yerini istikrarsız hanedanlara bıraktı.Deniz ticaretine bağımlılık nedeniyle güçlerini kıyı şeridine kaydıran hanedanlar, imamlık kurumunun 1428'de yeniden ortaya çıkmasıyla iç kesim üzerindeki denetimi büyük ölçüde kaybettiler.Öte yandan 1507'de Maskat'a saldıran Portekizliler kısa sürede bütün kıyı şeridini ele geçirdiler.1624'te imam seçilen ve kabile çatışmalarına son veren Nasr bin Mürşid, Portekizlileri bölgeden çıkardığı gibi İran ve Doğu Afrika'daki Portekiz kolonilerini de Umman'a bağladı.Umman Yavuz Sultan Selim Hanın Arap Yarım adasını Osmanlı topraklarına katmasıyla birlikte uzun zaman Osmanlı hakimiyetinde kalmış,İngilizlerin sinsi Ortadoğu hesapları çerçevesinde bölgeye gönderdiği Ajanları sayesinde Osmanlı,dan koparılmıştır.

18. yüzyılda Hinavi ve Gafiri kabileleri arasında başlayan iç savaş, İran hükümdarı Nadir Şah'ın 1737'de Umman'ı ele geçirmesiyle sonuçlandı.İran kuvvetlerini yenilgiye uğratan ve tarafların uzlaşmasıyla imamlığa seçilen Ahmed bin Said, güçlü bir yönetim kuran bin Said hanedanının temellerini attı.Önce Seyyid, daha sonra da sultan olarak anılan hanedan üyeleri, yeni fetihlerle Umman'ın deniz ticaretini güvence altına aldılar.İngilizlerle sıkı bir işbirliğine giden Said bin Sultan (1806-56) Zangibar'ı önemli bir gelir kaynağı durumuna getirdi.Onun ölümünden sonra Umman ve Zangibar hanedanın iki ayrı koluna geçti.

Umman'da İbadiye imamına bağlı kabilelerin saldırılarına karşı koyamayan Teymur bin Faysal (1913-32), İngilizlerin arabuluculuğuyla iç kesimde özerk bir imamlık yönetimi kurulmasını kabul etti.Suudi Arabistan'dan destek gören İbadiye imamının bağımsızlık girişimini gene İngilizlerin yardımıyla boşa çıkaran ve 1959'da bütün ülkede denetimi sağlayan Said bin Teymur'un (1932-70) baskıcı politikaları, 1965'te Dofar bölgesinde sol eğilimli Umman Halk Kurtuluş Cephesi'nin bir gerilla mücadelesine yol açtı.Bir saray darbesiyle babasının yerine geçen Kabus bin Said, 1975'te bu ayaklanmayı bastırdıktan sonra yönetimini sağlamlaştırma yönünde adımlar atarak geniş çaplı bir modernleştirme programına girişti.

Arap Birliği ve Birleşmiş Milletler'e 1971'de katılan Umman, 1981'de de Körfez İşbirliği Konseyi'nin kurucu üyeleri arasında yer aldı.ABD ile sıkı ilişkilerin yanı sıra ılımlı Arap devletleriyle yakınlaşmaya girerek Umman'ı dış dünyaya açılmasını sağlayan Kabus yönetimi, İran-Irak Savaşı boyunca tarafsızlık politikası izledi.Körfez Savaşı sırasında belirgin bir rol oynamamasına karşın, üslerini batılı güçlere açmayı kabul etti.1992'de Yemen'le imzaladığı anlaşmayala bu ülkeyla yaşadığı 25 yıllık sınır sorununa son verdi.

Coğrafya

Coğrafi konumu: 21 00 Kuzey enlemi, 57 00 Doğu boylamı
Haritadaki konumu: Orta Doğu
Yüzölçümü: 212,460 km²
Sınırları: toplam: 1,374 km
Sınır komşuları: Suudi Arabistan 676 km, Birleşik Arap Emirlikleri 410 km, Yemen 288 km
Sahil şeridi: 2,092 km
İklimi: Kuru çöl iklimi, kıyıda sıcak ve nemli, iç kısımlarda sıcak ve kuru iklim görülür.
Arazi yapısı: Orta çöl ovası, kuzey ve güneyde engebeli dağlık bölge.
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Umman Denizi 0 m
En yüksek noktası: Jabal Shams 2,980 m
Doğal kaynakları: Petrol, Bakır, asbest, mermer, kireçtaşı, krom, alçıtaşı, doğal gaz
Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %0 otlaklar: %5 ormanlık arazi: %0 diğer: %20 (1993 verileri) Sulanan arazi: 580 km² (1993 verileri)

Nüfus

Nüfusu: 2 713 462 kişi (2002 tahmini)
Ortalama Ömür: 172.31 yıl (2002 tahmini)
Okur Yazarlık Oranı: % 80
Kişi Başına Düşen Milli Gelir: 8 200 $ (2001 tahmini)
Mülteci oranı: 0.48 mülteci/1,000 nüfus (2001 tahmini)
Bebek ölüm oranı: 22.52 ölüm/1,000 doğan bebek (2001 tahmini)
Ortalama çocuk sayısı: 6.04 çocuk/1 kadın (2001 tahmini)
HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.11 (1999 verileri)
Ulus: Ummanlı
Nüfusun etnik dağılımı: Arap, Baluchi, Güney Asyalılar, Afrikalılar
Din: Müslümanlık, Hinduizm
Diller: Arapça (resmi), İngilizce, Baluchi, Urdu, diğer diller

Yönetim

Ülke adı: Ülke kralı vardır adı Lewentul Emin

Resmi tam adı: Umman Sultanlığı değildir kısa şekli : Umman

Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: ABEDA, AFESD (Arap Ülkeleri Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Fonu), AL, AMF (Arap Ülkeleri Para Fonu), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), ESCWA (Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), G-77, GCC (Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IDB (İslam Kalkınma Bankası), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IHO (Uluslararası Hidrografi Örgütü), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Inmarsat (Uluslararası Denizcilik Uydu Teşkilatı), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), NAM, OIC (İslam Konferansı Örgütü), OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UPU (Dünya Posta Birliği), WFTU (Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)

Ekonomi

GSYİH: Satınalma Gücü paritesi -19.6 milyar $ (2000 verileri)
GSYİH - reel büyüme oranı: %4.6 (2000 verileri)
GSYİH - sektörel bileşim: tarım: %3 endüstri: %40 hizmet: %57 (1999 verileri)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %-0.8 (2000 verileri)
İş gücü: 850,000 (1997 verileri)
Endüstri: Ham petrol üretimi ve arıtımı, doğal gaz üretimi, inşaat, çimento, bakır
Endüstrinin büyüme oranı: %4 (2000 verileri)
Elektrik üretimi: 8.63 milyar kWh (1999)
Elektrik tüketimi: 8.026 milyar kWh (1999)
Elektrik ihracatı: 0 kWh (1999)
Elektrik ithalatı: 0 kWh (1999)
Tarım ürünleri: Hurma, ıhlamur, muz, sebze, deve, büyükbaş hayvan, balık
İhracat: 11.1 milyar $ (2000 verileri)
İhracat ürünleri: petrol, balık, metaller, tekstil
İhracat ortakları: Japonya %27, Çin %12, Tayland 1%8, Birleşik Arap Emirlikleri %12, Güney Kore %12, ABD (1999)
İthalat: 4.5 milyar $ (2000 verileri)
İthalat ürünleri: Makine ve araçlar, sanayi malları, gıda, çiftlik hayvanı
İthalat ortakları: Birleşik Arap Emirlikleri %26, Japonya %16, İngiltere %9, İtalya %7, Almanya %6, ABD (1999)
Para birimi: Umman Riyalı (OMR)
Para birimi kodu: OMR
Mali yıl: Takvim yılı

Yönetim Birimleri

Umman 4 valilik (muhafaza) ve 5 bölgeye ayrılmıştır.
Valilikler
Maskat
Musandam
Dofar
Al Buraymi
Bölgeler
Ad Dakhiliyah
Al Batinah
Al Wusta
Ash Sharqiyah
Az Zahirah (Ad Dhahirah)


Wikipedia

15 Mayıs 2008 Perşembe

Mustafa Kemal Atatürk Hakkında...



UYKU DÜŞMANI

Atatürk uykuyu sevmezdi. Uyanık geçirdiği zaman, uykuda geçirdiğinden çok fazladır. Bir insan yaşamına sığdırılamayacak gibi imkânsız görünen büyük işleri başarısı, bu yüzden kolay olmuştur.

Atatürk, yirmi dört saatlik yaşantısının hiçbir zaman bir programa sığdırmak istememiş, ani kararlarla o anda aklına gelen şeyi yapıvermiştir. Savaştan ve Cumhuriyet’in kurulmasından sonra da memleket işleri yoluna girdiği dönemde de, sınırlı bir yaşamın içine girmemiştir. Daima dinç ve uyanık tutmaya çalıştığı asap ve enerjisi de O’nu uyutmazdı.

Atatürk’ün yaradılışı da, çerçeveli bir yaşama girmesine engel olmuştur. Gerek Çankaya’da, gerekse Dolma bahçe’de oturdu sıralar, gezilerinde, halk arasına serbestçe girip çıkmasında belirli bir program uygulamamıştır. Uykunun dostu değil, adeta düşmanıydı diyebilirim. Ünlü ‘Sofa’sı bu nedenle sabahlara dek sürer, davetliler birer ikişer çekilip gider, O ise sabah güneşini görmeden yatağına girmez uyumazdı.

Bir gece sabaha karşı, sofradakiler dağıldıktan sonra kendisine yatması için adeta yalvaran Başyaver Cevat Abbas Gürer’e, uykuda geçirdiği zamana acıdığını söyleyerek şöyle demişti:

-‘‘ Hayat pek kısa. Çocukluk ve mektep hayatı bir kısmını alıp götürüyor. Geriye kalanını da uyku yarıya indiriyor. Uykusuzluğu giderecek ve vücuda gerekli dinlenme gıdasını verecek komprimeler icat olsa ne iyi olurdu. Fakat bir gün bu da olacaktır. Nitekim tıp ilimi, kimya, uyutmak için çok güzel ilaçlar yapmaya başlamıştır.’’

Atatürk’ün uykuya karşı bu alerjisi, askerlik döneminden kalmış. Çanakkale’den beri yaverliğini yapan Cevat Abbas şöyle anlatırdı:

-‘‘ Atatürk muharebe sahalarında katiyen uyumazdı. Siper muharebelerinde de tetik yatmak kaydıyla seyyar karyola elbiseyle uzanır, bir gözü açık, bir gözü kapalı uyurdu. Tabii buna uymak denirse. Kafkas Cephesinde Buğlan Gidiği muharebelerine yetişmek için otuz altı saat hayvan sırtından inmeden yürüyüş yapmış ve iki gün hiç gözünü kırpmamıştır. O acı mütareke günlerinde uykusuzluğu sürekli olan Atatürk, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basışından Lozan Barışının imzasına dek gece uykusu görmedi diyebilirim.’’

UYKUSUZLUK REKORU

Atatürk için ‘içkiyi bırakamaz’ diyenler, acaba bir gün gelip aldanacaklarını hiç düşünmemişler midir? O’na içkiyi bıraktırmak isteyenler, o zaman kim bilir nasıl şaşırmışlardır. Evet, bu kadar içki kullanan ve ondan ayrılmaz görünen adam, üç ay hiç rakı içmeden durabiliyor.

Atatürk hiç Kimsede bulunmayan büyük bir irade gücüne sahipti. Eğlenmesini de, içmesini de, çalışmasını da çok iyi bilirdi. Büyük Nutku’nu yazarken ben bunun tanığı oldum. Akşamları yine sofraya kuruluyor, herkes karşısında yiyor, içiyor; fakat O, ağzına bir damla bile içki koymuyordu. Hatta yemek yerken herkesin içişini gülümsemeyle seyredişi hala gözümün önündedir. Oysa ben, içkiye alışkın insanların bir gün bile içmeden duramayacaklarını sanırdım. Atatürk’ün tam üç ay kendi isteğiyle içkiye boykotuna benimle birlikte tüm çevresindekiler de şaşıp kalmışlardı. Bu da O’nun görev aşkını ve sorumluluğunu, alışkanlıklarının ve beğenilerinin de üstünde tuttuğunun en güzel örneklerinden biridir.

Atatürk’ün sevdiği ve güvendiği insanlardan otuz beş yıllık arkadaşı İzmit milletvekili Süreyya Yiğit, bir anısında şunları yazmıştı:

-‘‘ Atatürk, büyük işler hazırlarken asla alkole ilgi göstermezdi. Nitekim Erzurum’dayken biz içerdik. O içki teklifimizi kabul etmez, kahve içmekle yetinirdi. Korkunç derecede bir irade gücü vardı. İçkiyi irade zaafından değil, düpedüz sarhoş olmak için içerdi.’’

Çankaya Köşkü’nde Büyük Nutku’nu hazırlarken hiç içki içmediği gibi, kırk sekiz saat hiç gözünü kırpmadan yazı dikte ettirişini de hatırlarım. Öyle ki, yazı yazmaktan yorulan değişiyor, fakat O, binlerce belge arasından ayırdığı notlarıyla büyük eserini tamamlamak için uykusunu bile vermekten çekinmiyordu. Böyle zamanlarda, yazdıklarını sofrada arkadaşlarına okutur, sonra yine eski köşkün çalışma odasına geçer, kâh oturarak, kâh ayakta çalışmalarını sürdürürdü. Nutuk, çalışmanın, insan gücünün nasıl üstüne çıkışını gösterdiği için, ayrı bir önem de taşımaktadır.

Atatürk’ün hiç uyumadan üç gün durabildiğini de, görmüş ve gözlerime inanamamıştım. Cephe de değildik, savaş da yoktu. Uykusuzluğu gerektirecek önemli bir olayla da karşı karşıya bulunmuyorduk. Fakat O, bir işe, ama ciddi bir işe başladı mı, onun sonunun geldiğini görmeden asla rahat edemezdi.

Atatürk, çalışmaları sırasında yer ve zaman öğeleriyle ilgili değildi. Nerede ve hangi şartlar altında olursa olsun, yurt çıkarlarını kapsayan bir görev belirdi mi, onu yerine getirmeye çalışırdı. Gezileri sırasında trende, ya da otomobil içinde evrak açtırarak çalıştığı çoktur. En keyifli eğlene anında sofrada bile karşısında görevlilerden birini gördü mü, sohbeti, konuşmayı hemen yarıda keser, ‘Beni mi istiyorsunuz?’ diye kalkıp giderdi. Ülke işlerini her şeyin üstünde tutardı. Eline aldığı herhangi bir işi de yarım bırakmaz, bitirmeden rahat edemezdi. Bazen hiç durmadan okuduğu, kırk sekiz saat aralıksız çalıştığı da olmuştur. Çankaya Köşkünde eline geçirdiği bir tarih kitabını bitirmek için iki gün, iki gece hiç yatağa girmemiş, şezlongda dinlenmekle yetinmişti. Yalnız kaldığı, ya da okuduğu zamanlar masaya pek iltifat etmez, koltuğa bağdaş kurup oturmayı daha çok severdi.

Tarihle uğraştığı sıralarda. Atatürk içerde çalışıyor, ben kapıda oturmuş bekliyordum. Ara sıra uyumamak için banyoya girip, yüzüme su vuruyor, sonra anahtar deliğine gözümü uydurup, bir post üzerinde yüzükoyun uzanıp Nutku hazırlayan Atatürk’ü gözetliyordum. Saat sabahın beşine geliyordu. Uykumu dağıtmak için elime bir kitap almıştım. Adı ‘İzmir’in İşgali’ idi. Çok meraklı olan bu kitaba kendimi kaptırdığım halde, tüm uğraşım boşa gitmiş, şafak sökerken dayanamamış, yorgunluğun etkisiyle uyuya kalmışım.

Bu sırada Atatürk zile basmış, fakat ben koltukta derin bir uykuya daldığım için uyanamamışım. Zille uyandıramayınca, kendisi çağırmak zorunda kalmış. Bir de baktım ki, kapıyı aralamış:

-‘‘Çelebi, Çelebi.’’ Diye sesleniyor.

Hemen yerimden fırladım:

-‘‘Paşam. Emriniz…’’ diyebildim.

Ama bendeki korkuyu varın siz hesap edin. Bağıracak, parlayacak diye ödüm kopuyordu. Ellerimi önüme kavuşturmuş, bekliyordum. Fakat nedense kızmadı. Gayet sakin yüzüme bakarak:

-‘‘ Bana bir kahve getiriniz,’’dedi.

Söyleyecek hiçbir şey kalmamıştı. Sadece kekeleyerek,

-Paşam, uymadım. Kitap okurken içim geçmiş.’’diyebildim.

Gidip arkadaşları kaldırdım. Hizmeti devrettim ve yatmaya gittim.

Akşam nöbet sırası yine bana gelmişti. Üçüncü gecedir ki, Atatürk gözünü kırpmıyordu. Kütüphanede yere serili bir postun üstüne uzanıyor ve çalışıyordu. Notların arasına gömülmüştü. Yerler tarih kitaplarıyla doluydu. Sadece duş yapıyor, kurulanıp tekrar odaya kapanıyordu. Yemeği bile kütüphaneye getiriyorduk. Yüzü hafif süzülmüş gibi geldi bana.

Çankaya Köşkü’nde sofra kuruldu. Bu on altı kişilik bir sofraydı. Konuklar gelerek yerlerini aldılar. Sabah ki uyku olayını unutmuştum bile. Tam içki faslı başladığı zaman, konuklara dönerek:

-‘‘ Bu çocuk dün gece sabaha kadar beni bekledi,’’dedi.

Birden koltuklarım kabardı, önüme baktım. Konuklar bana biraz da kıskançlıkla bakarken Atatürk:

-‘‘ Öyle ama sabaha karşı uyuyarak beklemiş,’’ demez mi?

Sonra ‘‘Senin uykusuzluğa tahammülün yok’’ diye alay etmeye başladı. Canım çok sıkılmıştı. Önceleri ‘Çelebi işini bilir Paşam,’ diye beni öven konuklar da hep birden gülmeye başladıklarından utanç içinde kıvranıyordum. İçimden kendi kendime nasıl da kızıyordum. Saat sabahın beşine kadar uyuma da, ondan sonra uyu.

Bu olay bana ders oldu. Atatürk’ün o tarihten sonra üç gün süren büyük uykusuzluk geçirdiğini hatırlamıyorum. Fakat geç saatlere dek kaldığı vakitler de bütün dikkatimi kullanarak uykuyu aklıma bile getirmemeye çalışmışımdır. O birkaç dakikalık uyku, bende unutulmaz bir anı bıraktı. Büyük adama hizmetin zor olduğunu bir kez daha anlamış oldum.


ÇEVRESİNDEKİ ASALAKLAR


Atatürk’ün sofracısı olduğum için çok temiz giyiniyordum. Elbisem her zaman ütülü, beyaz gömleğim kolalı, iskarpinlerim rugandı.


Davetlilerden birçoğu şıklığımı kıskanır ve giyimimi benzetmeye yeltenirlerdi. O zaman birçok bakan ve milletvekili bile papyonlarını bana bağlatırlardı. Umumi kâtip Hasan Rıza Soyak, Rize milletvekili Hasan Cavit, özel kalem memuru Lütfi Bey, giyim devrimine kendilerini uydurmaya çalışanlar arasındaydı.Cumhuriyet yeni kurulmuştu. Çok kimse giyim devrimini kavrayamamış ya da henüz benimseyememişti. Aralarında talihsiz, cahil olanlar da vardı. Fakat kısa zamanda yaşadıkları ortama uymasını biliyor, en centilmen diplomattan daha centilmen kesiliyorlardı.Bunların bazıları okuma yazma bile bilmedikleri halde evlerine çok büyük kitaplıklar yaptırmışlardı.


Örneğin Atatürk, bir atlas ya da kitap aradığı zaman, kitaplıktan biz gider, bunları çıkarırdık. Atatürk’e onlar kendileri bulmuş gibi götürüp verirlerdi. İçlerinde çok zekileri de vardı. Atatürk her hangi bir emir verse, onlar bunu istedikleri şekle sokar, kendilerine işten pay çıkarırlardı. Oysa bu işleri zavallı memurlar uşaklar görür, hazıra onlar konar, her zaman her yerde parsayı onlar toplardı. Her zaman gezilere onlar gider, hepsi birer silahşor kesilirlerdi.Fakat bütün bunlar Atatürk’ün hiç gözünden kaçmaz, onları inceden inceye alaya alır, bazen karşılık veremeyecekleri bir soru yağmuruna tutar, karşısında nasıl ecel terleri döktüklerini hazla seyrederdi. Dalkavuklara, laf ebeliği yapanlara çok kızardı. Çok geçmeden bir punduna getirerek, yaptıklarının acısını onlardan çıkarmasını bilirdi.Hırpalayacağı, ya da alaya alacağı kimseleri sık sık sınava çekişine tanıklık etmişimdir.Atatürk’ün şaşırtıcı soruları ve mantık oyunları karşısında bunların dökülüşleri görülecek şeydi. Zaten O’nun sorularına tam cevap verecek adam az bulunurdu. Hepsi birer zekâ oyununa dayanıyordu. Kimse altından kalkamazdı.


İÇKİSİNE KARIŞANLAR


Atatürk’ün içki içmesine karşı olanların başında umumi kâtip Yusuf Hikmet Bayur geliyordu. Bayur- her halde Atatürk’ü hepimizden çok sevdiğinden olacak-O’nu içkisinden caydırmak için türlü bahaneler bulur, fakat hiç birini başaramazdı.Atatürk çok içmezdi. İçtiği zamanda içmesini bilirdi. Acele etmezdi, konuşarak, sohbet ederek, yavaş yavaş içmeyi severdi. Ölçüyü kaçırmazdı. Sarhoş olduğunu bir kez bile görmedim. Taşkın bir hareketine rastlamadım.Böyle olduğu halde Hikmet Bayur’la aralarında sık sık tartışmalara tanık olurdum. Hemen her sabah tekrarlanan bu tartışmalardan Bayur’un yenilgiye uğradığını üzülerek görürdüm.Hikmet Bayur, erken saatlerde Atatürk’e gelir, o günkü ajans bültenlerini getirir ve kendisinden emir alırdı. Atatürk’ün yorgun halini gören Bayur dayanamaz:


-‘‘ Paşam, yine renginiz yerinde değil, çok yorgun ve bitkinsiniz. Şu içkiyi bu kadar içmeseniz daha iyi olur.’’derdi.Bu karışmaya Atatürk’ün canı sıkılır ama hiç belli etmemeye çalışarak:


-‘‘A Hikmet Bey, ben rakıyı şimdi değil, daha Harbiye talebesiyken içerdim. Bugüne kadar da hiç zararını görmedim,’’diye karşılık verirdi. Bayur bunun da altında kalmazdı:


-‘‘ Muhterem Paşam, bu gün belki zararını görmediğinizi sanırsınız, fakat yarın göreceksiniz. Siz bu memlekete lazımsınız. Kendinize acımıyorsanız bari bu millete acıyın. Bu millet sizin varlığınızla vardır. Ne olur şu içkiyi az için.’’


Atatürk bu sözleri hep gülümseyerek karşıladı. O da Hikmet Bayur’un içinde bir kötülük olmadığını, kendisini herkesten çok sevdiğini biliyordu. Fakat bir gün canına tak demiş olacak ki, Hikmet Bayur yine içkiyi kötüleyen konferansına başladığı sırada birden bire sözü başka yana çevirerek:


-‘‘ Bu günkü işler arasında neler var bakalım?’’ diye sordu.Atatürk o an yine sinirlendiğini belli etmemişti ama kararını vermişti. Bu içki aleyhtarı konferanslara artık bir son verecekti. Üç gün sonra mesele anlaşıldı. Akşam sofrada Atatürk, Hikmet Bayur’la beraber hepimizi şaşırtan şu haberi veriyordu:


-‘‘ Hikmet Bey, seni Kabil’e sefir yapalım. Git, oraları gör; hatta gerekirse Hindistan’a kadar git. Oralar hakkında bilgi edin. Oku, öğren ve ilim getir. Bize bu yolda faydalı ol,’’dedi.


Bu suretle Hikmet Bayur’un Kabil büyükelçiliğine atanma emri verilmiş oluyordu. Hikmet Bayur hareketinden önce veda için Köşke geldi. Atatürk, onu salonda ayağa kalkarak karşıladı. Giderken de kapıya kadar elini omzuna koyarak uğurladı. Bayur birkaç gün sonra ayrılarak Kabil’e gitti.Bana öyle geliyor ki, bu atanma, Bayur’un yurda hizmet kaygısı, yalansız olarak Atatürk’e içki içmemesi öğüdü ve içmesine engel olma hareketinden ileri geliyordu. O Hikmet Bayur ki, sevgisini, saygısını hiç eksik etmediği Büyük Adama ‘İçme Paşam’ sözünü ilk söyleyebilmek cesaretini göstermiş, fakat bunu çok sevdiği Atatürk’ün yanından uzaklaştırılmak cezasıyla ödemişti. Nitekim Hikmet Bayur haklı çıkmış, Atatürk de sonunda içkinin fenalığını anlamış, fakat iş işten geçmişti.


ARMSTRONG AZ BİLE YAZMIŞ


Armstrong adlı bir yazar Atatürk hakkında yazdığı bir kitapta, O’nun içki âlemlerine de değinerek olumsuz ve yakışıksız yüklemelerde bulunuyordu. Hükümet o zaman bu nedenle kitabın yurda sokulmasını yasaklayan bir karar bile almıştı. Bir sabah Çankaya Köşkü’nün salonunda Atatürk kahvesini içerken, Hikmet Bayur, elinde bir kitapla geldi. Bayur, o dönemde Cumhurbaşkanlığı umumi kâtibiydi. Atatürk’e Hikmet Bayur’un geldiğini haber verdik. Atatürk’ün karşısına ilişen Hikmet Bayur’un halinde bir tuhaflık sezinlemiştik. Atatürk’e çok önemli bir meseleyi söylemekle söylememek arasında duraksadığı anlaşılıyordu.Atatürk, bakışlarıyla kitabı işaret ederek:


-‘‘ Okuyun bakalım Hikmet Bey. Bakalım ne yazmış?’’dedi.Anlaşılan Atatürk’ün, Hikmet Bayur’un elindeki kitaptan önceden haberi vardı.Hikmet Bayur çok güzel İngilizce bilirdi. Sadece İngilizce konuşmakla kalmaz, İngiliz edebiyatı hakkında da geniş bir bilgiye sahipti. Hemen İngilizce kitabı açıp, çeviri yapar gibi değil de, sanki Türkçe yazılmış bir kitabı okumanın rahatlığı içinde Türkçe okumaya başladı. Atatürk’ü bazen kaşları çatılarak, bazen hayret belirtisiyle Hikmet Bayur’u dikkatle dinliyordu.Armstrong, Atatürk’ün içki âlemlerini oldukça ağır sözcüklerle anlatıyor, fakat buna ilişkin bölümün sonunda, ‘Böyle olduğu halde yurdunu ve ulusunu ilgilendiren her hangi bir olay çıktı mı, hemen içkiyi ve eğlenceyi bir yana bırakıp, aslan gibi kükreyerek pençesini o olayın üzerine atmasını bilir,’ demekten de kendini alamıyordu.Atatürk, kitabın burasında söze karıştı. Biz, kızacak,’ Kapat şu kitabı, yeter. Halt etmiş bunları yazmakla!’ diye bağıracağını sanıp korkmuştuk. Oysa Hikmet Bayur’a şöyle dedi:


-‘‘ Bu kitabın yurda sokulmasını yasaklamakla Hükümet hataya düşmüştür. Bu zat bizim yaşadığımız safahatı eksik bile yazmış. Bu eksikliği ben tamamlayayım da, kitaba eklensin, memleket de kitabı okusun’’


Sonra Hikmet Bayur, yeniden kitabı kaldığı yerden okumaya başladı. Atatürk, yine büyük bir dikkatle dinliyordu. Bir başka bölüme geçilmişti. Hikmet Bayur’un birkaç sayfa atladığını fark eden Atatürk:


-‘‘ Ne var ki o kısımda, sayfaları atladınız?’’ diye sordu.


Hikmet Bayur, çekingenlik içinde: ‘paşam, izin verirseniz burasını okumadan geçeyim’ dedi.Atatürk iyice meraklanmıştı:-‘‘ Nedir yahu, bu atlamak istediğiniz? Adam ne söylemiş, ne yazmışsa hepsini bilelim. Okumaya devam…’Atatürk okutmakta ısrar, Bayur okumamakta inat ediyorlar, aralarında sessiz bir çkişme geçiyordu. Atatürk sonunda biraz sertçe:


-‘‘ Ne diyor bu adam bizim için? Hakaret mi ediyor? Hayvan mı diyor?’ diye sordu.Hikmet Bayur bu sözler üzerine iyice şaşırdı. Cümleleri kekelemeye başladı. Artık kaçamak yolkalmamıştı onun için. Okumaktan başka çaresi yoktu.


-‘‘ Paşam,’’ dedi.’’ Sizin Kastamonu’da şapkayı başınıza ilk giydiğinizi anlatırken ağır kelimler kullanmış.’’Atatürk, Armstrong’un bu sözlerine kızmak şöyle dursun, neşelenmişti bile.-‘‘ insanlara bazen hayvan sıfatları takar, aslan gibi deriz. Bu da onun gibi. Canı istemiş, böyle düşünmüş bizi. Neyse fena değil. Haydi, okuyun, daha neler var içinde bakalım? Bayağı eğlenceli kitap,’’ dedi.


Atatürk’ün ne büyük hoşgörü sahibi olduğunu o gün bir kez daha anlamıştım. Büyük bir olgunluk içinde olayların ışığı altında kendi değer ölçülerini, görüşünü, geçmiş olayların ışığı altında kendi değer ölçülerine vurarak kıyaslıyordu.