25 Temmuz 2013 Perşembe

MEDYA MEDYA MATITAS

MEDYA MEDYA MATITAS

"Medyanın insanların siyasi düşünceleri üzerindeki etkisi oldukça sınırlıdır" denirdi. Bunun mekanizmaları anlatılırdı, eşik tutucular, kanaat önderleri, sessizlik sarmalı falan.

Özetle, insanların herhangi bir gazete, dergi, TV kanalı falan seçmeden önce zaten bir fikirleri vardır ve ona göre seçerler, kendilerine yeni birşey söyleyecek olanı değil, kendi bildiklerini onaylayacak olanı seçerler.

HÜKÜMET İCRAATİNDAN MEMNUN BİRİ SÖZCÜ ALIR MI

Ama ben bu kuramların ne kadar doğru olduğunu ancak sektörün içine girince anladım. Hele bizim ülkemizde çok daha belirgin.

Kafayı hükümete takmamış, hükümetin icraatlarından memnun birinin durup dururken gidip Cumhuriyet veya Sözcü aldığını hiç sanmıyorum. Keza yeminli bir hükümet düşmanının da Sözcü, Cumhuriyet gibi kendi önyargılarını onaylayandan başka bir gazete alıp etkilendiğini sanmıyorum.

Burada anahtar tanımlama "önyargılarını onaylayan"dır. Yani kimse "Acaba Sözcü veya Sabah ne diyor?" diye merak etmiyor. "Ben biliyorum zaten herşeyi, bakalım dediğim gibi yazmış mı?" diye okuyor.

SON LAF BÜKÜCÜ YILMAZ ÖZDİL

Dostlarım var, okumuş yazmış, doktor mühendis falan, ama okudukları köşe yazarları; son laf bükücü Yılmaz Özdil, en son yeni cümlesini yirmibeş sene önce kurmuş Bekir Coşkun ve kahve muhabbetinde bile çekilmeyecek Emin Çölaşan. Yahu siz bunlardan yüz kat daha fazla şey biliyorsunuz ve çok daha düzgün cümle kurabilirsiniz. Ama yok, illa onları okuyorlar çünkü düşüncelerini ancak onlar onaylıyorlar. Açıkçası Türk okurunun köşe yazarı ile ilişkisi bir mastürbasyon ilişkisidir. Yani kendi kendini tatmin..

Durum sosyal medyada daha da vahim. Örneğin facebook'da

"listemde AK Partli varsa derhal silsin kendisini!" veya "Atatürk'ün bu resmini paylaşmayan beni silsin!" diye atarlananlar çok.

KENDİSİ GİBİ DÜŞÜNMEYEN KİMSE OLMASIN İSTİYORLAR

İstiyorlar ki listelerinde AK Partili olmasın, türbanlı olmasın, falan filan olmasın. Hatta kendi gibi düşünmeyen hiç kimse olmasın.

Facebook öyle bir kuma dönüşsün ki, kafalarını soktuklarında kendilerinden başka herkesi yok sansınlar. Sonra tamamen kendi görüşlerindeki kişilerle sinik bir dille herkesi alaya alan şeyler paylaşsınlar, sadece kendilerinin inandıkları bu paylaşımlara kendileri gülsünler, "like" etsinler, kimse "yahu bu böyle olmadı" demesin, ezberleri bozulmasın, cevap veren olmayınca kendilerini orantısız zeka sahibi sansınlar (bu arada zekaya bu kadar takıntı yapmak da bir zeka sorunudur).

Bunu yapmak tabi ki sosyal medyada mümkün, keyif onların köy onların, istediklerini ekler, istemediklerini çıkarırlar da, yahu arkadaş insan hiç başkalarının ne düşündüğünü merak etmez mi? Bir tek laik faşisterle ömür geçer mi ya? Hiç mi bıkmıyorsunuz kendiniz çalıp, kendiniz oynamaktan?

SANDIKTA YÜZDE 20'LERDE KALINCA DA..

Hayır, bunun daha da vahim bir sonucu var. Bir süre sonra kendi sitelerindeki bu yüzdeyüz laik faşist oranının gerçek toplumu yansıttığını sanmaya başlıyorlar, ondan sonra da seçimde yüzde yirmilerde kalınca "hani benim oylarım nerde? Çaldınız, hile yaptınız!" diye çemkirmeye başlıyorlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder